Ağzını Şapırdatma!

Bir daha yanınızda oturan birisinin ağzını şapırdatarak yemek yemesine sinirlenmeye başladığınızda bunun üzerinde çok durmamaya çalışın çünkü böyle hissetmenizin sebebi yaratıcı beyniniz olabilir.
Charles Darwin, Marcel Proust ve Anton Çehov gibi dahi kabul edilen birçok kişide de aynı rahatsızlık söz konusuydu. Franz Kafka’nın şu sözü bunu destekliyor:
 “Yazmam için yalnızlığa ihtiyacım var; asosyal birisi gibi değil, o yeterli olmaz, ölü birisi gibi!”

Her rahatsız olan aynı tepkiyi veriyor

Bilim insanları, sakız çiğnenmesi, ağız şapırdatılması, tükenmez kalemi açıp kapama sesi, nefes sesi gibi tekrar eden seslere karşı verilen aşırı tepkiye “misophonia” adı veriliyor. 2013’te Amsterdam’da araştırma yapan Hollandalı bilim insanları, 42 insanla görüştü ve bu tür seslere karşı duyarlı olan insanların hepsinin aynı tepkileri verdiklerini tespit ettiler. Sese duyarlı kişiler, bu tür durumlarla karşılaşmamak için bazı ortamlardan kaçıyor, kulaklık kullanıyor ve strese giriyorlar.

Obsesif kişilerde daha çok görülüyor

Birçok hasta bu durum karşısında kontrolünü kaybediyor. Uzmanlar bu hastalığın obsesif kompülsif bozukluk (OKB) ya da anksiyete gibi bir psikiyatrik bozukluk olabileceğini düşünüyorlar. Ayrıca misophonia görülen kişilerde depresyon, anksiyete gibi psikolojik rahatsızlıklara rastlanma oranının daha yüksek olabileceği düşünülüyor.

Kaynak
2 Yorum
  1. Sefa Bilge

    Beni de ekleyebilirsiniz.

  2. ganji

    Bu yazı için teşekkürler 🙂 Bende hep altta yatan nedenini merak etmişimdir.Ama derin bi çalışma gerektiriyor sanırım 🙂 Ağız gürültüsü ile baş etmek oldukça uzun bir süreç geçirmek zorunda kaldım. Şu anki son durum, o kişilerle aynı masada oturuyorum ve sakinim. Ama hala neden böyle olduğunu merak etmekteyim :)))))

Yorum Yap