Ayrımcılık Uyku Kaçırıyor

[n]Beyin > Haberler, Psikoloji 29 Aralık 2016
921

Amerikan Psikosomatik Topluluğu’nın resmi yayın organı olan Psychosomatic Medicine: Journal of Biobehavioral Medicine’da yayımlanan bir çalışmaya göre, gündelik yaşamlarında ayrımcılığı daha çok hisseden bireyler, hem öznel hem de öznel ölçümlerde uyku sorunlarıyla daha yüksek oranda karşı karşıyalar.

Morgantown’daki West Virginia Üniversitesi’nden Dr. Sherry Owens ve ekibinin yayımladığı raporda, “Ayrımcılık, orta-yaşlı yetişkinlerde uyku kalitesiyle ilişkilendirilen önemli bir faktördür” ifadesi yer alıyor. Bu sonuçlar, ayrımcılık ile kronik stresin uyku sorunlarında ve sağlık riskinde artışa neden olduğunu öne süren daha önceki çalışmaları destekliyor.

Çalışmada, ülke (Amerika Birleşik Devletleri) genelinden katılımcılar ile yapılan, orta yaş ve üzeri bireylerde sağlık ve mutluluğu araştıran bir çalışmaya (MIDUS Çalışması) dahil olmuş, yaklaşık 1/3’ü beyaz olmayan ırk veya etnik kökenden, ortalama yaşı 47 olan 441 bireye ilişkin veriler kullanıldı. Bu 441 katılımcı arasından 361’ine ilişkin tüm veriler tam olarak edinildi ve değerlendirildi.

Nesnel uyku kalitesi ölçümleri için çalışmaya katılan bireyler bir hafta boyunca “eylem mönitörü” ile uyudular. Nesnel olarak ölçülen değerlerden biri uyku etkenliğidir. Bu ölçüt, bireyin uykuda olduğu zamanın yatakta geçirdiği zaman içerisindeki yüzdesi olarak ifade edilir.

Öte yandan, katılımcılar bir de öznel değerlendirmelerde bulundular. Örneğin, ne sıklıkla uyku problemi yaşadıklarını ifade ettiler.

Onaylanmış bir günlük ayrımcılık skalası kullanılarak hissedilen ayrımcılık deneyimleri değerlendirildi. Örneğin, bireylere ne sıklıkla “başka insanlara gösterilenden daha AZ nezaket ve saygı” gösterildiğini ya da ne sıklıkla “aşağılanıp küçümsendikleri” soruldu.

Ayrımcılık puanları, nesnel ve öznel uyku ölçümleriyle ilişkili olarak analiz edildi. Nesnel ölçümler, katılımcıların 1/3’ünün düşük uyku etkenliğine sahip olduğunu ortaya koyarken katılımcıların yarısı, öznel olarak düşük uyku kalitesine sahip olduklarını ifade ettiler.

Veriler nüfus dağılımı, yaşam tarzı ve sağlık değişkenlerine göre değerlendiğinde daha çok ayrımcılık hissetmiş katılımcılarda uyku sorunlarının daha sık görüldüğü ortaya çıktı. Ayrımcılık skalasında yüksek puan alan bireylerde  düşük uyku etkenliği %12’lik bir artış ve düşük uyku kalitesinde ise %9’luk bir artış ile ilişkilendirildi. Ayrımcılığın, hem uykuya daldıktan sonra geçirilen uyanık zaman (nesnel) hem de genel uyku zorlukları (öznel) ile ilişkili olduğu bulundu.

Beyaz olmayan bireylerde uyku etkenliğinin 4 kat daha düşük olduğu, öte yandan, beyaz olan ve olmayan bireyler arasında uyku ölçümlerinde gözlenen tüm farkların ayrımcılıkla ilişkili olduğu ortaya konuldu.

Yaşı ilerlemiş olan katılımcılar ve erkekler, uyku sorunu geliştirmeye biraz daha yatkındır. Buna rağmen yaş, cinsiyet ve zihinsel/fiziksel sağlık değişkenleri, ayrımcılığın uyku üzerindeki etkilerinin ancak küçük bir yüzdesini açıklayabildi.

Nesnel ve öznel uykuyu bozan bir stres kaynağı

Daha önce gerçekleştirilen bazı çalışmalar, ırksal/etnik azınlıkların uyku kalitelerinin daha düşük olduğunu öneriyor, hatta yetersiz  uykuyu, artan kalp-damar hastalıkları ve ölüm riski gibi daha büyük sağlık sorunlarıyla ilişkilendiriliyordu. Zayıf uykunun bu sonuçları, muhtemelen günlük kronik stresi atlatamamakla ilgiyi yansıtıyor ve sağlık sorunlarındaki ırsksal ve etnik dağılımlarının nedenini ortaya koyuyor.

Her ne kadar önceki çalışmalar zayıf uykuyu  hissedilen ayrımcılığın artışıyla ilişkilendirse de bu yeni çalışma ayrımcılığın hem nesnel hem de öznel uyku ölçütlerini nasıl etkilediğini ilk kez ortaya çıkardı. Dr. Owens ve arkadaşları, yazdıkları raporda araştırma bulgularının, “ayrımcılığı nesnel ve öznel uykuyu bozan bir stres kaynağı olarak gören model”i desteklediğini ifade ettiler.

Araştırmacılar, bulgularının ne anlama geldiğini açığa çıkaracak ve bunları destekleyecek yeni çalışmaların yapılması gerektiğinin farkındalar. Bunun yanında, çalışmalarının ayrımcılık ve uyku arasında kurulan ilişkiye “daha yüksek bir çözünürlük” kazandırdığına inanıyorlar. Ayrıca, onlara göre bu çalışmanın sonuçları, kronik ayrımcılığı uyku sorunları ve buna bağlı olarak artan sağlık riskleri ile ilişkilendiren neden-sonuç ilişkisine dayalı bir yol sunmaktadır.

*Çalışmanın aslına buradan ulaşabilirsiniz.

**Görsel: Federica Carioli

Etiketler: ,
Kaynak:
Bu yazı üyemiz tarafından hazırlanıp [n]Beyin Editörü tarafından düzenlenmiştir.
[n]Beyin Üyeleri Ne Diyor?

Henüz hiç yorum yapılmamış.

Facebook Yorumları