Çocuklarda iştahsızlığın nedenleri ve ailelere çözüm önerileri

[n]Beyin > Sağlık 11 Nisan 2017
1.662

Her şeyden bihaber ve her şeye muhtaç halde göz açılan  dünyada insanın da diğer canlılar gibi en temel ihtiyacı olan beslenme, ilk olarak annenin emilmesiyle karşılanıyor. Aslında dünyaya gelindiğinde tek bilinen içgüdüsel davranış anneyi emme isteğidir. İlerleyen zamanla insanoğlu, artan bilgi ve becerileriyle daha fonksiyonel bir hal alıyor. Bu fizyolojik dönüşüme sebep olan en önemli faktör ise şüphesiz bireyin beslenme durumudur.

Bebek, henüz ilk günden itibaren dengeli ve düzenli beslenmelidir, aksi halde ilerleyen safhalarda büyüme geriliği, zekâ geriliği gibi işlevsel problemler ortaya çıkabilir. Bu problemler bazen kalıcı  olabilmektedir.

Genel olarak iştahsızlık ve yeme problemleri çocuklarda çok sık rastlanılan durumlardır. Yapılan bir araştırmaya göre normal büyüme gösteren çocukların %25’inde, büyüme ve gelişme problemi olanların ise %80’inde bu tip problemlere rastlanmaktadır1 .

Beslenme ihtiyacı ile ilgili  olarak en sık karşılaşılan problemlerden olan ‘iştahsızlık’ hangi nedenlere bağlıdır? Ailelerin böyle bir durumla karşılaşmaları halinde izleyebileceği yollar nelerdir?

Çocuklarda iştahsızlık hangi nedenlere bağlı olabilir? İştahsızlığın gözlemlendiği durumlarda neler yapılabilir?

Çocuklarda iştahsızlığa yol açan sebeplerin en başında hastalıklar gelmektedir. Metabolik, mikrobiyolojik, parazit, inflamatuar ve gastrointestinal kaynaklı olabilen bu rahatsızlıklarla ilgili olarak doktor muayenesinden geçmek,  iştahsızlığın sebebini bulmada başlangıç için en doğru yöntemdir.

Normal büyüme eğrisi gösteren çocukların 15. ile 18. ayları arasında iştahları en düşük düzeydedir2.
Çocuğun erken (prematüre) ve düşük doğum ağırlıklı olarak dünyaya gelmesi halinde bebeğin akranlarına göre farklı bir beslenme programı olması gerekmektedir. Bebeklik evresinde yapılan hataların sonraki evrelerde iştahsızlık ve bazı besinlerin reddi ile sonuçlanabileceği ve bu gibi durumlarda diyet uzmanından yardım alınması gerektiği unutulmamalıdır.

Sütten kesme sürecinde verilen ve sırasıyla sıvı, yumuşak, yarı katı, katı şeklinde bir sıra takip etmesi gereken besinlere (weaning food) geçiş yapılırken yapılacak hatalar da iştahsızlığa sebep olabilmektedir. Buna ilaveten, anne sütünün yanında verilen, tamamlayıcı besin (complementary foods) olarak adlandırılan ek besinlerin bebeğin yaşına göre çeşidinde ve miktarında yapılan hatalar da yeme bozukluklarına neden olabilir. Bu dönem, farklı besinlerle yavaş yavaş tanışmakta olan bebeğin damak tadının en hassas dönemidir. Bebeğin yaşına göre verilmesi gereken besinlerin veril(e)memesi, ilerleyen yıllarda çocuğun bu besinleri reddetmesine yol açabilmektedir. Bunun en sık görülen iştahsızlık nedeni olduğunu düşündüğümüzde bebek tamamlayıcı besinlere alıştırılırken aşağıda belirtilen hususlara özellikle dikkat etmek gerekmektedir.

  • Ek besinlerin verilmesi esnasında besinlerin çocuğun sindirim sistemine olan uygunluğu bilinmelidir.
  • Bir günde birden fazla yeni besin denenmemelidir.
  • Yeni verilecek besin, çocuğun alışma durumuna göre, düşük miktarlarda verilmelidir.
  • Lezzeti beğenilmeyen, kusma ya da kabızlık gibi durumlara neden olan besinler kesilmeli, birkaç gün sonra tekrar denenmelidir.
  • Yemek suları ve  et suları tamamlayıcı besin niteliğinde değildir.
  • Bu dönemde çocuklar çay, gazlı içecekler, hazır çorba ve gıdalardan uzak tutulmalıdırlar.

Çocuk taklit yoluyla öğrenmeye başlıyor

Çocuk aile içindeki her türlü davranışı çok iyi gözlemler, taklit eder ve öğrenir. Bu dönemde aile bireylerinde gözlenebilecek beslenme temelli davranış hataları da çocuğun yine taklit yoluyla bu hatalı davranışları öğrenmesine neden olacaktır. Örneğin, çocuğun yanında yemek seçmek hatalı bir davranıştır. Çocuk bu davranışı öğrenerek yemek seçmeye başlayabilir. Böyle bir sorunla karşılaşmamak için, yeni besinler denenirken aile bireyleri de çocukla birlikte bu besinlerden almalıdır.

Yemek masası anne kucağı gibi sevgi dolu olmalıdır

Yemek masası ailenin sevgi, muhabbet ve birleşme ortamlarındandır. Bu ortam bazen tartışmaların boy gösterdiği ve sorunların konuşulduğu ortam şekline de bürünebilir, fakat sorunlar bu ortama aksettirilmemeli, mutlu ve huzurlu bir ortam oluşturulmalıdır. Yemek masasının huzurlu ortamı korunmalıdır.

Yemek masasını iştah açıcı hale getirmek için şunları deneyebilirsiniz:

  • Çocuklara uygun araç gereç (kaşık, çatal, tabak) kullanabilirsiniz.
  • Besinleri iştah açıcı bir şekilde sunmaya özen gösterebilirsiniz. Mesela servis tabağını süsleyebilirsiniz.
  • Porsiyonları küçük tutarsanız çocuğun yemek yemesini kolaylaştırabilirsiniz. Küçük porsiyonlar şeklinde, öğünlerini sık sık hazırlayabilirsiniz.
  • Çocuk ile yemek masasında sevmediği besinler üzerine tartışmamalısınız. Sevmediği besinleri farklı besinlerin içine saklayabilirsiniz ya da küçük porsiyonlar halinde belirli zaman aralıklarıyla verebilirsiniz.
  • Çocuğun öğün aralarında atıştırmasına ve yemek öncesi su içmesine engel olmaya çalışılmalıdır.
  • Yemek masasında ısrarcı olmayın, çocuk bıkabilir ve huzursuzluk çıkarabilir. Ödül de vadetmeyin çünkü çocuk farklı bahanelerle karşınıza çıkabilir.
  • Çocuğun yemek yerken yemeği dökmesi ve üstünü kirletmesi gibi durumlar son derece doğaldır. Çocuğa bu nedenlerle kızmak yapılan yanlışların başında gelmektedir. Çocuk bu yüzden korku ve strese bağlı yemeyi reddedebilir.
  • Korku ve strese bağlı ağlama nöbetleri de beslenmeye engel olabilecek bir durumdur. Yemek ve sofra hazırlanırken çocuğa oyun şeklinde görevler vermek, çocuğu yemek masasında yemek yemeye motive edebilir.

 Çocuğunuz çok hareketli olabilir

Çocuğun çok hareketli olup dikkatini toparlayamaması da bir ihtimaldir ve bu durum doğal sebeplerin yanında farklı psikolojik sebeplerden de kaynaklanabilir. Bu şekildeki çocukların beslenmesinde yemek yeme zamanı uzun tutulmamalı,  çocuk yemek yerken dikkatini dağıtacak TV, oyuncaklar gibi unsurlardan uzak tutulmalıdır. Dikkatini toplamakta zorlanan çocuklara, porsiyon miktarı az, kalorisi yüksek ve besin öğeleri açısından dengeli besinler verilmesi uygun olacaktır.

Sabırlı olmak ve çocuğa bilinç kazandırmak önemli

Sonuç olarak, her çocukta iştahsızlık görülebilir; aşırı baskı, disiplin ya da kuralsızlık bu duruma çözüm değildir. Aileler sabırlı olmalı, çocuğa verilecek besinin kendi yararına olduğu için yemesi gerektiği bilinci verilmeli ve seçimlerinde ailenin olanaklarıyla yetinmesi gerektiği vurgulanmalıdır.

KAYNAKLAR
1 Chatoor I; Ganiban J., “Food refusal by infants and young children: Diagnosis and treatment”, Cognitive and Behavioral Practice 2003, Issue: 2; Vol. 10: 138-146.

2 Köksal G., Gökmen H. (2015), Çocuk Hastalıklarında Beslenme Tedavisi, Hatiboğlu Yayıncılık, s. 144.

Bu yazı üyemiz tarafından hazırlanıp [n]Beyin Editörü tarafından düzenlenmiştir.
[n]Beyin Üyeleri Ne Diyor?

Henüz hiç yorum yapılmamış.

Facebook Yorumları