Daha Önce Hiç Görülmemiş Bir Tür Gök Cismi

Gökbilimciler, ilk defa yıldızlararası uzaydan gelip Güneş Sistemi’ne giren bir göktaşı araştırdılar. Şili’deki Büyük Teleskop ve dünyanın dört bir yanındaki diğer gözlemevlerinden yapılan gözlemler, bu eşsiz nesnenin, yıldız sistemimizle karşılaşma olasılığından önce milyonlarca yıl uzayda dolaştığını gösteriyor. Bu cisim koyu, kırmızımsı, uzun ve yüksek metal içerikli bir nesne gibi görünüyor.

Pan-STARRS 1 teleskobu, gökyüzünde hareket eden hafif bir ışık noktası yakaladı. Başlangıçta normal hızla hareket eden küçük bir gök cismine benziyordu ancak sonrasına yapılan gözlemler farklı durumların ortaya çıkmasını sağladı. Hesaplamalar, bu cismin Güneş Sistemi’ne ait olmadığını gösterdi. Başlangıçta bir kuyrukluyıldız olarak sınıflandırılmış olmasına rağmen, ESO’dan ve başka yerlerden gelen gözlemler sonucunda bu nesne, yıldızlararası asteroit olarak yeniden sınıflandırıldı. Bu yeni misafirimizin ismi ise, 2017 U1 Oumuamua.

Almanya’daki ESO’dan ekip üyesi Olivier Hainaut; “Hızlı davranmak zorundaydık” diyor. “Oumuamua, Güneş’e en yakın noktasını zaten geçip yıldızlararası alana geri dönüyordu.”

ESO’nun Büyük Teleskobu nesnenin yörüngesini, parlaklığını ve rengini küçük teleskopların elde edebileceğinden daha doğru bir şekilde ölçmek için harekete geçirildi. Çalışmanın hızı, Oumuamua’nın Güneş Sistemi’nden çıkarken Güneş’ten uzaklaşması ve Dünya’nın yörüngesinin ötesine geçmesiyle hayati önem taşıyordu.

Diğer büyük teleskoplardan gelen dört farklı filtreyi kullanarak VLT üzerindeki FORS enstrümanından görüntüleri birleştiren Karen Meech’in liderliğindeki gökbilimcilerin ekibi, Oumuamua’nın, her 7.3 saatte bir dramatik şekilde parlaklık değiştirdiğini gözlemledi.

Karen Meech, bu durumu şöyle anlatıyor; “Parlaklıkta olağandışı büyük değişim, nesnenin tuhaf bir şekilde uzunluğunu ve genişliğini değiştirdiği anlamına geliyor. Bu cisim geniş, karmaşık ve kıvrık bir şekle sahip. Aynı zamanda koyu kırmızı bir renge sahip olduğunu keşfettik.”

Bu özellikler, Oumuamua’nın yoğun, kayalık ve yüksek metal içeriğine sahip olduğunu, su veya buz bulunmadığını gösteriyor. Aynı zamanda, en az 400 metre uzunluğunda olduğu tahmin ediliyor.

İlk yörünge hesaplamaları, bu nesnenin parlak yıldız Vega’nın yakınlarından geldiğini ileri sürdü. Bununla birlikte, saatte yaklaşık 95.000 kilometre hızla hareket eden yıldızlararası cismin Güneş Sistemimize doğru yola çıkması o kadar uzun sürdü ki, 300.000 yıl önce Vega bu başlangıç konumuna yakın değildi. Oumuamua, Güneş Sistemi ile şans eseri karşılaşmadan yüz milyonlarca yıl önce, herhangi bir yıldız sistemine bağlı olmayan Samanyolu boyunca dolaşmış olabilir.

Kaynak

Yorum Yap