Dışla[n]mayın!

[n]Beyin > Psikoloji, Yazılar 23 Şubat 2016
4.770
Sosyal dışlanma kişinin kısa ya da uzun süreli olarak, bir grup tarafından ya da bir birey tarafından dışlanmasıdır ve sosyoloji, psikoloji, ekonomi gibi bilim dalları tarafından farklı açılardan yaklaşımlarla incelenmektedir. Günlük olarak ise birinin bize küsmesi (sessiz muamele), olası romantik partner tarafından reddedilme ya da birileri tarafından görmezden gelinme gibi durumlar dahi sosyal dışlanmanın olumsuz psikolojik etkilerini ortaya çıkarabilmektedir.

Dışlamanın gücü

Beyinde fiziksel acıya tepki olarak aktif hale gelen bölge ile dışlanma tecrübesinde aktif olan bölge (dACC bölgesi) benzerdir (Eisenberger, Lieberman ve Williams, 2003). Bu bilgiye dayanarak, beynimizin dışlanma ile fiziksel acıyı benzer şekilde tecrübe ettiği ve aynı zamanda dışlanmanın çok güçlü fiziksel tepkiler yarattığı çıkarımlarını yapabiliriz.

Sosyal Psikolojide dışlanma tecrübesi deneysel olarak kurgulanabilmektedir. Yeni katıldığımız bir grupta bizimle ilgilenilmemesi ve grubun diğer bireylerinin sadece kendi aralarında iletişim kurmaları kısa süreli bir dışlanma tecrübesine örnek gösterilebilir. Böyle bir dışlanma, insanın dört temel ihtiyacını karşılamasına engel olmakta ve kişide olumsuz duygular yaratmaktadır (Williams, 2009). Engellenen bu ihtiyaçlar ise kontrol ihtiyacı, hayata anlam katma ihtiyacı (ya da anlamlı varoluşa sahip olma ihtiyacı), ait olma ihtiyacı ve benlik saygısını koruma ihtiyacıdır.

Kilolu insanların, etnik azınlıkların, cinsel azınlıklar ya da transeksüellerin yaşadığı dışlanma türü ise uzun süreli dışlanmaya girer ve artık bireyin dışlanmayla baş etme becerileri zayıflamıştır. Kişi artık kendini toplumdan geri çekmeye, kendini çaresiz ve depresif hissetmeye başlamıştır (Williams, 2009).

Dışlanma tecrübesi canlı için o kadar etkilidir ki bir grup tarafından dışlanmanın bize faydası dokunsa bile bu dışlanma tecrübesinden olumsuz etkilenmekteyiz.

Peki, dışlanmayla nasıl baş ediyoruz?

Dışlanmanın yarattığı olumsuz duyguların ve ihtiyaçların gördüğü zararın tamiri kişisel ve durumsal değişkenlere bağlı olarak farklılık gösteriyor. Örneğin, sosyal kaygısı olan kişiler, güvendiği kişiler tarafından dışlananlar, dışlanmasını kendi kişisel özelliklerine atfedenler, reddedilme hassasiyeti yüksek olan kişiler (rejection sensitivity) dışlanma ile daha uzun süreli ve daha zor bir mücadeleye girmektedirler.

Dışlanan kişilerden bazıları daha önce bahsi geçen dört ihtiyacını yeniden temin edebilmek için öfke ile kendilerine ya da topluma zarar verebilecek davranışlar sergilerken bazıları ise yeniden kabul edilmesini sağlayacak şekilde uyum davranışları gösterirler.
Diğer yandan, kontrol ihtiyaçları ile hayata anlam katma ihtiyaçları zedelenen insanlar ise sevilmeyi ya da uyum sağlamayı artık önemsemeyebilirler.

Dışlanan gruplar için neler yapılabilir?

Uzun süreli dışlanmaya maruz kalan grupların bireyleriyle değersizlik hissi, depresyon ve sosyal izolasyonu giderecek çalışmalar yapılmalıdır. Çeşitli destek grupları, grup terapileri ve internet arkadaşlıklarının da yardımı dokunacaktır. Ek olarak ötekileştirilmiş grup bireylerinin evcil hayvan sahibi olmaktan faydalandıkları da sıklıkla gözlemlenmektedir.
Bu yazıyı evrimagaci.org ‘dan derledik.
Kaynak:
Bu yazı üyemiz tarafından hazırlanıp [n]Beyin Editörü tarafından düzenlenmiştir.
[n]Beyin Üyeleri Ne Diyor?

Henüz hiç yorum yapılmamış.

Site yorumları geçici olarak kapalıdır.

Facebook Yorumları