Durduk Yere Akla Gelen ve Gün Boyu Ağza Takılan Şarkılardan Nasıl Kurtulabiliriz?

[n]Beyin > Psikoloji, Yazılar 4 Şubat 2016
4.711

“Nerden takıldı bu şarkı ağzıma!?”

Dünya nüfusunun yaklaşık %92’si düzenli olarak istemsiz bir şekilde diline dolanan bir şarkıyı söyleme durumunu yaşıyor. İstemsiz bir biçimde şarkının dile dolanması durumu, genellikle anksiyete ve depresyonla ilişkili davetsiz bir biçimde akla gelen düşüncelerin ve aynı konu üzerinde durup düşünmenin zararsız bir formudur. Ancak bu şarkılar bazen dinlemekten en nefret ettiğiniz “şarkılar” bile olabilir. Böylesi anlarda da rahatsızlık veren bu hâlden kurtulmayı istersiniz.

Psikologlar uzunca bir süredir bu davetsiz düşünceleri engellemenin yollarını arıyorlardı ve İngiltere’deki University of Reading’den araştırmacıların yürüttüğü yeni bir çalışma soruna dair basit bir çözüm önerisi getirdi: Kısa bir süre sakız çiğneyin. Araştırma ekibi, üniversite öğrencilerine kolayca akılda kalan bir şarkının küçük bir parçasını dinletti. Şarkı sonrasında sakız çiğneyen katılımcıların sakız çiğnemeyen katılımcılara kıyasla şarkının istenmeyen bir biçimde kafada “dönüp durması” durumunu daha az tecrübe ettikleri görüldü. Sakız çiğneme davranışı da kendi kendine sessiz konuşma, şarkı söyleme ya da sessiz okuma gibi konuşmayı ortaya çıkaran dil, diş, ve diğer anatomik parçalarla bağlantılı bir davranıştır ve bu durum sesaltı eklemleyici olarak isimlendirilir. Bu iç seslendirmeler, beynin sözlü ya da müziksel hafızalar oluşturma aktivitesini azaltır.

Öte yandan, bazı insanlar için, sakız çiğneme davranışı işe yaramayabiliyor. Bu durumdan kurtulmak için diğer stratejileri ise University of Shef’den müzik psikoloğu Victoria Williamson açıklıyor: “Dikkatinizi dağıtın ve bir işle meşgul olun.” Williamson en etkili dikkat dağıtıcının sözlü ya da müziksel olduğunu söylüyor. Bir şarkı söyleyebilir, ezberden bir şiir okuyabilir, farklı bir şarkı dinleyebilir ya da enstrüman çalabilirsiniz. Çünkü bu aktiviteler akıldan gitmeyen şarkılarda da aktivite gösteren kısa süreli hafızanın bir bileşeni olan ve seslendirme döngüsü olarak isimlendirilen depolama ve tekrarlama döngüsünü aktifleştirir. Basitçe eğer aynı bağlantıyı meşgul eden başka bir şey bulursanız bu durum aklınıza takılı halde kalan şarkının ortadan kaybolmasına sebep olacaktır.

Bunun yanı sıra belirli bir mental göreve odaklanmak –örneğin, bu haftaki programınız hakkında düşünmek– istenmeyen melodiyi bozar. Fakat eğer ki bu mental görev çok zor ya da çok kolay bir görev olursa, aklınız tekrar istenmeyen melodiye kayacaktır. Yani doğru miktarda bir bilişsel yük almalısınız.

Diğer bir yöntem ise aklınızdaki şarkıya odaklanmak. Yani, onu düşünmekten kendinizi alıkoymaya çalışmak yerine, kendinize kasıtlı olarak şakıyı açın ve baştan sona art arda birkaç defa dinleyin. Akla takılan şarkılar çoğunlukla şarkının küçük bir kısmıdır ve inatla sonu gelmeyen niteliktedir. Çünkü tamamlanmamış hafızalar tamamlananlara kıyasla daha uzun sürer ve bu durum da Zeigarnik Etkisi olarak bilinir. Parçayı tamamlayarak şarkıyı bilinç belleğinizden atabilirsiniz.

Ya da atamayabilirsiniz. Dikkat dağıtma da odaklanma da bazen işe yaramayabilir. Bazı psikologlar ise yapacak pek bir şeyin olmadığını ve kafanızın içindeki konserde eğlenmeye bakmanın en iyi strateji olduğunu söylüyorlar.

Akla İstenmeyen Şarkılar Gelmesi Durumu:

  • Sıradan bir istenmeyen şarkının küçük bir kısmı 15-30 saniye kadar sürüyor.
  • İnsanların %92’si haftada en az birkez bu durumu tecrübe ediyorlar.
  • İnsanların %99’u ara sıra bu durumu tecrübe diyorlar.
  • Birçok insan akla gelen istenmeyen şarkıları iyimser olarak görüyor, ancak %15 bu durumu rahatsız edici, %33 ise sevimsiz buluyor.

Gürkan Akçay’ın bu makalesini bilimfili.com’dan aldık.

Kaynak:
Bu yazı üyemiz tarafından hazırlanıp [n]Beyin Editörü tarafından düzenlenmiştir.
[n]Beyin Üyeleri Ne Diyor?

Henüz hiç yorum yapılmamış.

Facebook Yorumları