Eğitimin Kazandırdığı Özfarkındalık

Hepimizin bildiği gibi, birçok toplumda eğitim önemli bir husustur. Çünkü bir toplumun gelişmişlik düzeyi o toplumun eğitim seviyesiyle yakından ilişkilidir. Bu nedenle birçok ülkede eğitime verilen önem gün geçtikçe daha da artmaktadır.

Eğitime verilen önemin artmasında sadece ülkelerin gelişim ihtiyacı değil, aynı zamanda bireylerin para kazanıp geçimini sağlamasının zorlaşması da oldukça etkilidir. Bir toplumda para kazanmanın zorlaşması, o toplumdaki bireyleri statü elde etme ihtiyacından dolayı eğitim almaya zorlar. Eğitimin ülke bazında gelişmişlik seviyesine, birey bazında ise para kazanımına olan bu olumlu katkılarının yanında olumsuz getirileri de yok değildir. Para kazanmanın zorlaşması, eğitim süresinin uzaması ve buna bağlı olarak da evlilik yaşının uzaması bireylerin yetişkinlik algıları üzerinde oldukça etkilidir. Toplumsal açıdan yetişkin olma kriterleri evlenme, tam zamanlı bir iş ve çocuk sahibi olma gibi kriterlerdir. Eğitim süresinin uzaması, bireyleri toplumsal açıdan yetişkin olmanın bu kriterlerini ertelemeye iter. Bundan dolayı bu bireyler kendilerini yetişkin olarak tanımlayamazlar.

Ergenlik döneminin bütün bilişsel sınırlılıklarını aşmalarına rağmen toplumsal yetişkinlik kriterlerini yerine getiremeyen bu bireyler, beliren yetişkin olarak adlandılırlar. Ortalama 19-26 yaş arasında yer alan beliren yetişkinler, kimlik arayışını tamamlayamadıkları için kendilerine “Ben kimim?” sorusunu sormaya devam eder, sonsuz olanaklara sahip olduklarını düşünür ve istikrarsız davranışlar sergilerler. Seçim yapmada çok sık kararsızlık yaşayıp arada kalan bu bireyler, sık sık üniversite değiştirebilirler. Kimlik arayışlarını tamamlamak içinse kendi iç dünyalarına odaklanırlar. İşin ilginç yanı, eğitimini daha kısa sürede sonlandırarak eğitimine devam etmeyen bireyler, beliren yetişkinlerden daha erken işe başlayıp evlendikleri için kendilerini yetişkin olarak tanımlarlar. Bu durum da bu bireylerin benlik değerinin beliren yetişkinlerin benlik değerinden daha yüksek olmasına sebep olabilir.

Gerçek bir eğitim, insanı kesinlikten arındırır ve şüpheci bir bakış açısı kazandırır. Bilim peşinde koşan bu insanlar, kendilerine en uygun kimliği bulana dek kendileriyle ilgili kesin bir yargıya varmayıp yetişkin olmaktan şüphe duyacaktır. Eğitimine devam etmeyen bireyler ise muhtemelen Dunning-Kruger sendromu (cahil cesareti sendromu) ile benlik değerlerini yükseltmeye başvuracaklardır.

Konu ile ilgili detaylı bilgi için: Yaşam Boyu Gelişim – Jhon Santrock / Yetişkinlik Yaşlılık ve Ölüm – Bekir Onur

Hazırlayan: [n]teresan Şeyler kurucu üyesi Alpay Çiller

*Görsel: Rene Magritte – Le Pelerin, 1966

Yorum Yap