Ekrandan Okuma Yapmak Öğrenmeyi Etkiler mi?

Okumalarımızı ekrandan yani bilgisayar ya da farklı cihazlardan yapmak derin öğrenmeyi engeller mi? Evet.

Buna sebep olan 4 şeyi inceleyelim:

1) Ekranlarda, kitaplarda olduğu kadar dokunma duyusu kullanılmaz.

Okuma eylemi, çoklu algılama işidir. Araştırmaya göre, okuma yapılırken beyin sadece görme yetisini değil, dokunma yetisini de kullanıyor. Fiziksel olarak bir sayfaya dokunmanız onu daha çabuk öğrenmenizi sağlıyor. “Kağıttan ekrana yapılan geçiş, sadece bir yazıyı okumamızda değişiklik yapmıyor, aynı zamanda dikkat derecesini ve konuya odaklanmayı da etkiliyor” (Carr, 2011).

2) Ekrandan okumak anlamayı zorlaştırıyor ve özellikle hiper metinlerde dikkati yönlendiriyor.

Hiper metinler  internetin en önemli araçlarından biridir. Aslında “internet ağı” isminin kullanılmasının sebebi de hiper metinlerdir. Kullanıcı fare kullanarak bir içerikten diğerine kolayca geçebiliyor, bir geçiş ağı oluşturuyor. Genelde, nerede olduğunuz ve oraya nasıl geldiğiniz de pek belli olmayabilir. Tabii araştırmanız için bilgi toplamanızda size kolaylık  sağlayacaktır.

Ancak hiper metinler uzun okumalarda en dikkat dağıtıcı şeylerdir. “Araştırma yine gösteriyor ki çizgisel okuma yapan insanlar linkler üzerinden okuma yapanlara göre daha çok hatırlıyor ve daha çok öğreniyor” (Carr, 2011). Araştırmaların birinde, 35 yetişkine okumaları için çizgisel olarak yazılı halde bulunan kısa hikayeler veriliyor ve aynı şekilde başka bir 35 kişilik gruba da link üzerinden hiper metin olarak aynı hikaye okutturuluyor. Daha uzun süre okumalarına rağmen hiper metin okuyanların 4’te 3’ünün yazıyı takip etmekte zorlandığı, çizgisel okuyanların ise sadece 10’da 1’inin okumada zorlandığı rapor edildi.

Hiper metinlere ek olarak, ekrandan okurken nerede olduğunuzu bulmak karşılaşılan zorluklardan biridir. Ekranı kolaylıkla kaydırmak, yazıların boyutlarını değiştirmek vs. okuyucunun ideal boyutları yakalamasında ayrı bir zorluk oluşturuyor. Mesela “kitabın arka taraflarında sol sayfalardan birinde alt tarafta” diyemezsiniz, çünkü okuduğunuz şeyi bir sonraki bakışınızda aynı yerde bulamayabilirsiniz. “Yazının fiziksel olarak elimizde bulunması daha iyi anlamamızı sağlayacağı için bu ayrıntılar önem arz eder” (Greenfield, 2015). Akıllı telefonunuzdaki küçük ekranlar bu problemleri daha da büyütüyor. Birçok insan kitap sayfalarında dolaşmayı, ekranlarda bir yere odaklanmaktan daha kolay buluyor.

Hiper metinlerin bu negatif etkileri kaçınılmaz. Belki karakterlerin sabit boyutta olması, konuyla alakalı özet bilgi gibi kolaylık sağlayan bazı özellikler faydalı olabilir.

3) Yüzeysel olarak okuma yaygınlaşıyor.

Basılı kitaplarda, yazar, yazdıklarını bir mantıksal ve nedensel sıraya koymak için çok zaman harcar. Okuyucu kitabı okurken gerekli yerlerde durabilir, üzerinde derin düşünebilir. Düşündükleri bittiğinde kitap hala oradadır ve tekrar bu uzun yazıyı okumaya hazırdır. Hiper metinlerde bir noktadan başka noktaya, bir yazardan başka bir yazara, bir konudan başka bir konuya geçme söz konusudur ve nadiren başladığınız noktaya geri dönebilirsiniz. Bu yüzden, okuyucu materyali yüzeysel olarak gözden geçirir ve ilgisini çeken haberlerin peşine takılır. Bir okuyucu internet sayfalarında ortalama olarak sadece 18 saniye durmaktadır.

Arama motorları da problemin bir diğer parçasıdır. Herkes arama motorlarını kullanır ve onlar olmadan yapamaz. Bu elbette tıkladığımız bilgiye anında ulaştırır. Ancak bir üniversitede yapılan araştırmada, öğrencilerin kullandığı referansların %46’sı ilk sayfada, %77’si ise ilk üç sayfada çıkıyor (Baron, 2015). Bu bile yüzeysel okumanın bir göstergesidir.

400 Kanada’lı öğrenciye yapılan anketlere göre, öğrenciler internet üzerinden istenilen bilgiye çabuk ulaşmalarına rağmen, yazılı halde bulunan materyalleri daha doyurucu buluyorlar. Yazılı materyaller bütünlük hissi veriyor (Baron, 2015).

Yüzeysel okumanın, tefekkür, eleştirel düşünme ve çıkarımsal düşünme gibi derin okuma becerilerinin gelişmesine etkisi olacağı kaygısı bulunmaktadır. Beyindeki derin düşünmeden sorumlu sinirsel bağlantıların, yüzeysel okuma yapan insanlarda zayıflayacağından korkuluyor (Loh, 2015).

4) Dijital cihazlar dikkat dağıtıcıdır.

İnternetten okuma yapabileceğiniz cihazlar ya da önceden yüklenmiş video oyunları yüksek derecede dikkat dağıtıcıdır. Öğrencilerin %90’ı dijital ekranlardan okurken birden fazla şeyle uğraştıkları hissine kapılıyor, öğrencilerin sadece %1’i yazılı materyalin bu hissi ortaya çıkardığını düşünüyor. Geriye kalan %9’u ise fark olmadığını söylüyor.

İnternet üzerinden yapılan okumaların öğrenmeyi etkilediğine dair fazlaca kanıt olsa da bu delil bir şekilde tamamlanmamış gibi… Böyle olsa da okuyucuların %89’unun yazılı materyali, %11’nin ise dijital ekranları seçtiği kesin- bu iki imkân okuyuculara sunulsa da yazılı materyal seçiliyor. Bu oran Amerika, Japonya ve Almanya üzerinde yapılan çalışmalarla sabit.

Yazının uzunluğu da burada önemli rol oynuyor. Amerika’daki öğrencilerin %92’si uzun okuma gerektiren ödevlerde yazılı materyal seçiyor. Kitabı hissetmeyi, nerede olduğunu bilmeyi, kolayca sayfa çevirmeyi ve hatta kitabın kokusunu bile tercih ediyorlar. Ellerindeki notları kişisel hale getirmeleri hoşlarına gidiyor. Ayrıca dijital ekranların dikkat dağıtıcı olmasından da uzak halde bulunmaları ve daha az göz yorgunluğunun olması onları memnun ediyor (Baron, 2015)

Kaynak

Yorum Yap