Erkekler Neden Çalışırken Zihinsel Sağlık Sorunlarıyla Karşılaşıyor?

Günlük telaşlarımız ve kişisel sorunlarımızın yanında, birçoğumuz iş stresi ile de karşılaşmaktayız. Dikkat edilmezse ciddi zihinsel sağlık sorunları doğurabilecek iş stresi, yapılan araştırmalara göre, özellikle erkekler tarafından ciddiye alınması gereken bir durum.

MIND tarafından yapılan bir araştırmaya göre, erkeklerin zihinsel sağlık sorunları yaşamasında, iş dünyasının, günlük hayat problemlerinden iki kat daha etkin olduğu görülmektedir. 30 kuruluştan toplam 15.000 çalışanın incelendiği araştırmada, halihazırda zihinsel sağlık sorunu yaşadığını belirtenlerin üçte biri, bu problemlerin iş stresinden kaynaklandığını dile getirirken, yedi kişiden biri iş dışındaki faktörlerin etkili olduğunu düşünmekte.
Birçok erkek, erkek egemen kültürünün hakim olduğu ve rekabet ortamının bulunduğu sektörlerde çalışır. Anket sonuçları bu sebeple erkeklerin aşırı iş yükünün kendilerini olumsuz etkilediğini işverenleriyle paylaşamadıklarını ortaya koymaktadır. Hatta bazıları, işverenlerinin onlara hastalanmamaları için baskı yaptığını dile getirmektedir. Bu da, bu tarz zihinsel sağlık sorunu daha fazla maruz kalmalarına rağmen, yöneticileriyle iletişimlerinde sorun yaşamalarına sebep olmaktadır. Araştırma, erkeklerin sorunlarını paylaşarak çözmekten ziyade, kendi başlarına başa çıkmaya çalıştıklarını, genellikle alkol içmeyi, televizyon izlemeyi, egzersiz yapmayı ve kendi kendine ilaç almayı tercih ettiklerini göstermektedir. Görmezden gelinen veya bastırılan bu problemler, ciddi sonuçlar doğurabilmektedir. Bu nedenle zihinsel sorunlarla mücadele eden kadın ve erkek herkesin, hayatlarında bir şeylerin doğru gitmediğinden şüphe etmeleri durumunda, sorunlar kriz noktasına ulaşmadan, ihtiyaç duydukları desteğe başvurmaları oldukça önemlidir.

basagrisi2

Çalışırken Sağlıklı Bir Paylaşma Ortamı Yaratılmalı

Yine anket sonuçlarına göre, işverenlerin çoğu zihinsel sağlık sorunları yaşayan çalışanlarının yanında olacağını, hatta bir sorun olduğunu fark ettiklerinde ekstra destek sunabileceklerini dile getirmektedir. Bu sonuçlar belki çalışanları işverenlerine açılabilmek konusunda teşvik edebilir.

İşverenle sorunlar hakkında konuşmanın verimliliği, elbette çalışanla olan ilişkisine bağlıdır. İyi bir ilişki ve karşılıklı güven söz konusuysa, yaşanılan sorunları tartışmak için işverenlerle birebir görüşmek iyi bir fikir olabilir. Sağlıklı bir paylaşma ortamı yaratmayan yöneticilerle iletişime geçmekse elbette daha zor olacaktır. Bu nedenle iş verenlerin, yöneticiler de dahil olmak üzere her kademedeki personelin zihinsel sağlıkları hakkında açıkça konuşabilecekleri ortamlar yaratması oldukça önemlidir.
MIND’in sunmuş olduğu İşyeri Refah Endeksi (Mind’s Workplace Wellbeing Index), iş yerlerinde uygulanabilecek en iyi politikayı bulma aracıdır ve işverenlerin çalışanlarını desteklemeleri için yaptıkları olumlu çalışmaları kutlamak ve varsa iyileştirilmesi gereken alanlarda işverenlere tavsiyeler vermek için tasarlanmıştır.
Araştırmalar, zihinsel sağlık sorunları olanlar da dahil, tüm personelin zihinsel refahını destekleme konusunda, özellikle inşaat gibi erkeğin egemen olduğu alanlar önde olmak üzere, işverenlerin iş stresiyle mücadelede bilinçlendiğini göstermektedir. Zihinsel sağlığa öncelik veren işverenlerin, genellikle personelin moralini ve verimliliğini artırdığı görülmektedir.

Kaynak
Yorumlar
Yükleniyor...