Hiç Birileri Tarafından İzlendiğinizi Düşündünüz mü?

Birinin bakışlarını üzerinizde hissediyorsunuz ama sebebini anlayamıyorsunuz. Bu garip sezinin açıklaması aslında nörobilimde yatıyor. Beynimizin biz fark etmeden yaptığı bu gizemli gözlemin derinliklerine iniyoruz.

Sebepsiz yere içinizden arkanızı dönmek geliyor ve bir anda bakışlarınız sizi izleyen birinin bakışları ile çakışıyor. Belki kalabalık bir otobüste, belki de gece yolunuzun üzerindeki parktan geçerken bir şekilde birinin sizi izlediğini hissediyorsunuz. Peki, birinin size baktığını görmeden izlendiğinizi nasıl hissedebilirsiniz ki? İlk bakışta bu sezi duyularınızdan tamamen ayrı bir öngörüymüş gibi gelebilir ancak aslında bu sezi duyularınızın, özellikle de görme duyunuzun gizemli şekillerde çalışabildiğinin bir kanıtı.

Temelde pek çoğumuz bir şeye baktığımızda sinyallerin optik korteksimize ulaştığını ve ancak bu şekilde bilinçli olarak görme deneyimini gerçekleştirebildiğimizi varsayıyoruz ancak aslında durum bundan çok daha karışık.

Görüntü uyaranı gözümüze geldikten sonra beynin farklı alanlarda özelleşmiş 10 farklı bölgesinden geçer. Çoğumuzun bildiği ve beynin arka kısmında bulunan optik korteks, bilinçli olarak algıladığımız renk ve ince detay gibi etrafımızı ana hatlarıyla algılamamızı sağlayan en önemli bölgelerden biri. Ancak beynimizin pek çok farklı bölümü, göz ile algılanan uyaranların farklı özelliklerini zihne işler. Bu özelliklerin bir kısmı ancak bilinçaltında algılanan özellikler de olabilir.

Sinirleri hasar görmüş hastalar bu konuya ışık tutmak için bilim insanlarının en çok yararlandığı bireyler oldu. Kazada optik korteks hasar gördüğünde görme duyusu da hasar görür. Optik korteksin tamamını kaybedenler bilinç üstü görüşlerini kaybetmiş olur. Nörologlar tarafından “kortikal (kabuksal) kör” olarak adlandırılan bu durumda optik korteksin dışında kalan alanlar çalışmaya devam eder. Bu sebeple gözlerini kaybedenlerin aksine kortikal kör kişiler optik korteksten farklı bölümler tarafından bilinçaltında algılanan görüntülere tepki verebilirler.

fear-leadneuro-neuroscience

Optik Korteks Olmayan Birisi Dahi Işığın Varlığını ve Yerini Algılayabiliyor

1974’te sözlüklere “blindsight” veya “kör bakış” kelimesini kazandıran bilim insanı Larry Weiskrantz, yaptığı deneyde optik korteksi tamamıyla hasar görmüş kişilerin görsel uyarılara tepki verebildiğini kanıtlamıştı. Optik korteksi tahrip olmuş bu hastalar film izlemek, kitap okumak gibi görsel detayları beyinde işlemeyi gerektiren hiçbir aktiviteyi yapamıyorlardı. Ancak önlerine konulan parlak ışığın yerini tahmini olarak işaret etmeleri istendiğinde hastaların tahminleri şaşırtıcı bir doğruluk payı içeriyordu. Optik korteks olmasa bile beynin diğer bölümleri ışığın varlığını ve yerini algılamaya yetmişti. Farklı çalışmalarda ise aynı durumdaki hastaların, yüz ifadelerini ve karaltıyı andıran hareketlenmeleri tahmin edebildikleri gözlenmişti.

Yeni yapılan bir çalışmada ise kortikal kör bir hasta ile yapılan deneylerde kişinin, bilinçli olarak göremese bile izlendiğini “hissedebildiği” kanıtlandı. İsviçre’de Geneva Üniversitesi Hastanesi’nde Alan J. Pegna tarafından yapılan deneylerde T.D. baş harfli kortikal kör bir hasta ile çalışıldı. Hastanın optik korteksi, geçirdiği kalp krizinin ardından çalışma yetisini kaybetmişti.

T.D.’ye çeşitli fotoğraflar gösterildi ve bu sırada beyin aktivitesi incelendi. Gösterilen fotoğrafların bir kısmında direk olarak kameraya bakan yüzler vardı. Kalan kısmında ise fotoğraftaki kişinin bakışları uzağa ya da farklı taraflara çevrilmişti.

Beyin görüntülerinde çıkan sonuç oldukça şaşırtıcıydı. T.D. bilinçli olarak herhangi bir görsel uyaranı algılayamıyordu ancak bakışların kendisine döndüğü fotoğraflarda beyni farklı tepkiler vermişti. Bakışların üzerinde olduğu fotoğraflarda T.D.’nin beyninde amigdala olarak adlandırılan ve duyguları ve yüz ifadelerini algılamak ve işlemekten sorumlu olduğu bilinen bölgede normalden fazla bir aktivite gözlendi. T.D. kendisine yönelmiş bakışları bilinçli olarak algılayamasa bile beyni tepki vermişti.

Bilinçli görüş yeteneğini kontrol eden optik korteks elbette ki film izlemek, kitap okumak, yüzleri tanımak gibi temel görevler için hayati önem taşıyor. Ancak bu deneyde de görüldüğü gibi hayatta kalmamızı sağlayan pek çok beceri aslında basit ve bilinçten ayrı içgüdüsel temellere dayanıyor.

Bu deneyde ise bize bakan kişileri bilinçli olarak görmesek de algılayabildiğimiz kanıtlanmış oluyor. Bu sebeple bir dahaki gece yürüyüşünüzde üzerinizde bir bakış hisseder de kaynağını bulamazsanız içgüdülerinize ve bilinçdışı algı sisteminize güvenip oradan bir an önce uzaklaşın, deriz.

 

 

Kaynak

Yorum Yap