İçedönüklere Öneriler – Bölüm 2

[n]Beyin > Psikoloji, Yazılar 6 Aralık 2016
4.527

Geçenlerde ilk bölümünü yayımladığımız yazımızın devamıyla karşınızdayız. Tanımı veya sebebi ne olursa olsun, kimi insanlar içedönük olarak hayatlarını sürdürmeyi tercih ediyorlar. Eğer siz de onlardansanız işte sizin için yararlı olabilecek birkaç öneri:

3.Boş sohbetlerden kaçınmayın.

Bir içedönük için en zor şeylerden biri de gereksiz boş sohbetlerdir. Ancak her ne kadar derin sohbetler eden insanların “boş sohbetler edenler”den daha mutlu olduğunu gösteren araştırmalar varsa da yapılan başka araştırmalar “küçük ve önemsiz” sohbetlerin akıl sağlığı için iyi olabileceğini gösteriyor. Örneğin, Ekim 2016’da The Atlantic dergisinde yayımlanan bir yazıda şöyle diyor:

Yapılan bir dizi deneyde, psikologlar, evden işe yolculuk etmekte olan bireylere, çevrelerindeki yolcularla konuşup konuşmamaları konusunda değişen yönlendirmelerde bulundular. Etrafındakilerle sohbet etmesi istenen bireyler, yalnızlığın tadını çıkarması istenen yolculara göre daha keyifli bir yolculuk yaptıklarını rapor ettiler. Sohbet edenlerden hiçbiri reddedilmiş gibi hissetmedi. İşin ilginci, bu sonuçlar içedönükler ile dışadönükler arasında farklılık göstermedi. Tabii burada, “dışadönükmüş gibi davranma”nın içedönüklerde olumlu etkileri olduğunu da hatırlatmak gerekir.

İsterseniz olayı biraz daha derinleştirilelim. Boş sohbetler, genellikle kendi kendilerine tükenir biter ancak bazen daha anlamlı sohbetler doğurur. Küçük sohbetler sizi daha iyi sohbetlere hazırlayabilir, karşınızdaki kişiyle sınırlarınızı belirlemenize yardımcı olur. Beden dilinizle anlaşırsınız, ortak noktaları bulma olasılığınız artar.

Bazı küçük sohbetlerin sizi tutsak ettiğini düşünüyorsanız onlardan tümüyle uzak durmak yerine, vaktinde kaçmayı öğrenin “Afferdersiz, tuvalete gitmem gerekli” daima kullanabileceğiniz bir bahane.  Daha çok insanla küçük sohbetler etmeniz, daha çok insana içedönüklüğün şahanelerini gösterme fırsatı demektir.

4.Derin yalnızlık iyi yalnızlıkmış gibi davranmayın.

İnsanlar insanlara ihtiyaç duyarlar. Tek başına evde kalmak birçoğumuz için normal bir davranış ancak bunun fazlası kimseye iyi gelmiyor. İletişim ve bağlantı kurma ihtiyaçlarımız farklılıklar gösterebilir. Örneğin, içedönüklerin hiçbiri dışadönükler kadar iletişim istemez çünkü bunu oldukça yorucu bulurlar. Öte yandan, çok fazla yalnız kalmak da kendi başına bir can sıkıntısı kaynağıdır.

Yalnız hissetmeye olan eğilimin genlerle ilgili olduğunu gösteren kanıtlar var. Ancak bu herhangi birinin yalnızlığa karşı bağışıklığı olduğu anlamına gelmiyor. Ayrıca, biz insanlar olarak düşüncelerimizi yaptıklarımızı haklı çıkaracak biçimde değiştirme konusunda oldukça iyiyizdir. Yalnız bu her zaman faydalı bir şey olmayabilir. Hatta bu bir tür bilinç kandırmasıdır diyebiliriz. Başlangıçta yanlış yaptığımız bir şeyi sırf düşüncelerle savunduğumuz için yanlış yapmaya devam ederiz. Mesela, yalnızlığımızı sevdiğimizi söyleriz. Ancak yalnızlık sıkıcı olup bizde bir yük durumunu aldığında dahi başlangıçtaki açıklamamıza takılıp kalır ve gerçeği görmekten uzaklaşırız.

5.Sosyal anlamda beceriksiz olduğunuza inanmaktan vazgeçin.

Bir partiye gittiğinizde, kendinizi rahat hissetmediğinizde ya da insanlarla tanışmak konusunda biraz çekingen olduğunuzda ilk düşündüğünüz sosyal anlamda beceriksiz olduğunuz mu? Kendinizi, özünüzde var olan canlılığı düşünerek rahatlatmayı hiç denediniz mi? Belki de parlak sohbetler gerçekleştirmek konusundaki başarısızlığınızı hatırlayıp durdunuz.

Ama artık buna bir son verseniz iyi olur. Kendinizi başkalarından belirgin şekilde farklı saymaktan da vazgeçin. Evet, bazı insanlar için sosyal ortamlarda bulunmak diğerlerinden daha kolaydır. Kimileri, sohbet etmek konusunda hiç zorluk çekmezler. Hatta kimileri bir odaya girer girmez orayı aydınlatırlar. Ancak bir kişinin kalabalık bir odaya dans ederek girmesi, bu şahsın hiçbir endişe taşımadığı anlamına gelmeyebilir. O, sadece endişenin üstesinden bu stratejiyle geliyor olabilir: “içinden gelinceye kadar rol yap.”

Oldukça doğal olan endişelerinizi, “sosyal ilişkiler konusunda umutsuz olduğunuz” çıkarımına uzandırmaktan ya da kimsenin sizin farkında olmadığı kandırmacasından vazgeçin. Özetle, içedönük doğanızın getirdiği eğilimlerin sizi sosyal ilişkilerden nasıl mahrum bıraktığına dair kendinize ne söylüyorsanız onu yapmaktan vazgeçin. Evet, bazen gergin hissedebilirsiniz. Bu tehlikeli bir şey değil. Aksine, yeni girilen bir ortamda hissedilmesi oldukça olağan bir şeydir. Bu güdülerin sürücüsü sizsiniz, onları hissedin ve sonra kontrol edin. Gerçek içedönüklerin ne ilgi çekici olduklarını göstermekten çekinmeyin. Kendinize, “sizin ne diyeceğinizi duymaya yetecek kadar sessiz kalabilen insanların ne kadar şanslı olduğunu” söyleyip durun.

*Görsel: Lifehack

Kaynak:
Bu yazı üyemiz tarafından hazırlanıp [n]Beyin Editörü tarafından düzenlenmiştir.
[n]Beyin Üyeleri Ne Diyor?

Henüz hiç yorum yapılmamış.

Facebook Yorumları
Bunlar da var!
İlk Görüşme

İlk Görüşme

3 Nisan 2017
1.607
Küfretmenin Yararları

Küfretmenin Yararları

11 Mart 2016
4.979
Neden Tırnaklarımızı Yeriz?

Neden Tırnaklarımızı Yeriz?

22 Kasım 2016
1.924
Emirleri Kimden Alıyorsunuz?

Emirleri Kimden Alıyorsunuz?

20 Eylül 2016
2.884
Şiddet ve Beyin: Bölüm 2

Şiddet ve Beyin: Bölüm 2

18 Kasım 2014
1.170
Kaygının 8 Fiziksel Belirtisi

Kaygının 8 Fiziksel Belirtisi

26 Ağustos 2016
5.498
Aylaklığın Kitabı: Oto Pilot

Aylaklığın Kitabı: Oto Pilot

29 Aralık 2015
2.573
Satranç ve Savaş: Şah Mat

Satranç ve Savaş: Şah Mat

17 Haziran 2016
2.805