İnsanlar Sıcak Renkleri Soğuk Renklerden Daha İyi Yorumluyorlar

Gökyüzü açıkça bize mavi olabilse bile, bu objektif bir gerçek değildir. Dünyadaki birçok kültürde, farklı tonların etiketlenmesi, düşündüğümüzden daha öznel bir konudur.

Ulusal Bilimler Akademisi Bildiriler Kitabında yayımlanan yeni araştırmalar, renk algılamamızın kültür veya biyolojik unsurların çok ötesinde olduğu fikrini destekliyor gibi görünüyor.

Araştırmacılar, Bolivya’nın Amazon’larının uzak bir bölümünde yaşayan ve çevreleyen gruplardan ayrı olarak dil geliştiren Tsimane Kabilesi üyelerinden, renkleri tarif etmelerini istediler. Tsimane üyeleri, siyah, beyaz ve kırmızı tonları ayırt edebildi ancak yeşilimsi ve mavi tonları tarif etmekte zorlandılar.

Yazar Edward Gibson; “Baktığımızda, renklerin okuduğumuz her dilde aynı olduğu ortaya çıkıyor. Her dilde renklerin şaşırtıcı derecede benzer sıralaması vardır, bu sebeple kırmızı algısı, yeşil veya maviden önceliklidir” diye açıkladı durumu.

shutterstock_253965505

Değişken İhtiyaç veya Şartlar Renk Algısında Değişiklik Meydana Getiriyor

Çoğumuz, hangi kültürden olduğumuza bakmaksızın nesneleri incelediğimizde aynı rengi görüyoruz ancak, kültürden kültüre değişen ihtiyaç veya şartlar, renk algısında değişiklik meydana getiriyor. Tsimane’nin durumu da bununla ilgili. Yaşadıkları bölge ve ihtiyaçları sebebiyle, bizler kadar renk tarifine ihtiyaç duymuyor ve yorumlamıyorlar.
Bunun nedenini araştırmak için araştırmacılar, Microsoft tarafından toplanan 20.000 resimden oluşan bir veritabanına yöneldiler ve renk piksellerini analiz ettiler. Araştırma sonucunda, görüntülerin ön planındaki nesnelerin daha sıcak renklerden oluştuğu, daha serin yeşil ve mavilerin ise arka planı oluşturmaya meyilli olduğu ortaya çıktı.

Gibson; “Sıcak renkler ön planda, etkileşimde bulunduğumuz ve konuşmak istediğimiz şeyler bunlar. Renkleri dışında özdeş olan şeylerden bahsedebilmeliyiz: nesneler… Bu, neden Tsimane’nin gökyüzünün mavi olduğunu söylemediğini açıklamaya yardımcı olabilir.

Bu durum, daha serin tonlarla kaplı bir ortamda yaşayan Tsimane’yle, daha sıcak tonlar içinde yaşayan için Doğu Afrika’daki avcı-toplayıcı Hadza için farklılık gösteriyor. Araştırmacılar, keşiflerinin, çölde veya karla kaplı bölgelerde yaşayan yerli topluluklar için de geçerli olup olmadığını görmek amacıyla, araştırmalarını sürdürüyorlar.

Kaynak

Yorum Yap