Kafaları Karıştıran 13 Arkeolojik Keşif

Arkeolojik keşifler bizim dünyayı keşfetmemizdeki en önemli unsurdur. Bu arkeolojik kazılar esnasında öğrenilenler, hem yaşadığımız dünya hem de evrenle ilgili bize birçok bilgi sağlamakta. Ancak bazı keşifler için bu durum geçerli değil. Gizemi çözülememiş, hala birçok bilim insanı tarafından tartışılan, geçmişi yüzyıllara dayanan bulgular da var. nBeyin olarak bunların en ilginç olanlarını sizler için derledik.

13. Knossos Sarayı’nda Merkezi Isıtma (M.Ö. 2700 – 1400)

Knossos’ta, saray kalıntılarında beklenmedik bir keşif yapıldı. Bu Antik Girit Uygarlığı, yarı dairesel çatılara sahip özel silindirik yapılar kullanarak sarayı ısıtıyordu. Zeminin altında tüm sarayı ısıtabilen özel bir sistem bulundu.

12. Otomat (M.Ö. 100)

Tarihe adını altın harflerle kazıyan bir İskenderiyeli (Heron) tarafından icat edildi. Bir kişi, satış makinesinin içine bir para koydu ve vanayı da döndüren bir kolu itti. Bu işlem, kutsal suyun dökülmesini sağlıyordu. Ne yazık ki, bu mükemmel fikir unutuldu ve otomatlar 19. yüzyılın sonunda yeniden keşfedildi.

11. Venedik Vampiri (16. YY)

2006-2007 yıllarında Venedik Lagünü yakınındaki Lazzaretto Nuovo’da alışılmadık bir eser bulundu. Mezar yerlerinin kazısında, ağzında bir tuğla olan kafatası bulundu. Kimi kaynaklara göre, bu bir çeşit ‘vampir gömme ritüeli’. Araştırmalar, kafatasının 60-70 yaşlarındaki bir Avrupalı köylüye ait olduğunu gösteriyordu. Yaşı dışında, hakkında önemli bir şey de yoktu. Peki insanlar neden onun vampir olduğunu düşünüyorlardı? Cevabı yok.

10. Kuzey Amerika’da Viking Yerleşimi (11. YY Sonları)

L’Anse aux Meadows, Kolomb’un Kuzey Amerika’yı keşfetmesinden 500 yıl önce inşa edilmiş eski bir Viking yerleşimidir. 1961’den 1968’e kadar, Helge Ingstad ve Anne Stine Ingstad bir dizi arkeolojik kazı yaptı ve bölgenin Norveç kökenli olduğunu keşfetti. Bu keşif, ortak coğrafi hipotezlerin yeniden gözden geçirilmesine sebep oldu. Vikinglerin Kuzey Amerika’da ne yaptıkları ve oraya nasıl geldikleri konusu hala netleşebilmiş değil.

9. Antik Yunan’da Otomatik Kapılar (M.S. 1. YY)

İskenderiye’nin dehası Heron, 20. Yüzyılın çok çok öncesinde otomatik kapılar icat etti. Mekanizma, sunak içerisinde sıcak hava ile çalıştı.

8. Tartışmaların Odak Noktası: Mr. Pynchon ve Springfield Yerleşimi (1937)

Umberto Romano’nun bu eserine dikkatli baktığınızda, resimde yer alan birinin elinde akıllı telefon benzeri bir obje görebilirsiniz. Kısa mesaj atıyor olabilir mi? Henüz hiç kimse bu soruya net bir yanıt veremedi.

7. Antik Yunan’da İlk ‘Dikey’ Duş (M.Ö.)

İlk dikey duş düzenekleri Pergamon Antik Kenti’nde bulundu. Pergamon, bugün İzmir’e bağlı Bergama ilçesinin bulunduğu bölgeydi.

6. Leonardo da Vinci’nin Robotu (14. YY)

Leonardo da Vinci şüphesiz bir dâhiydi. Bu yüzden, askeri eylemler için bir robot tasarlamasına kimse şaşırmadı. Da Vinci’nin bu robotu gerçekten yapmış olup olmadığı bilinmiyor ancak robotun kendisi çok gerçekçi görünüyor.

5. Antik Kimyasal Silah (M.S. 256)

20. yüzyılın başında, Suriye’deki bir antik kent olan Dura-Europos’un kazısında bir tünelde, 19 Romalı ve bir Pers savaşçısı bulundu. Bilim adamları ilk önce mevcut tünelin çökmüş olabileceğini düşündüler ancak sonraki araştırmalar inanılmaz gerçeği ortaya çıkardı. Askerler, bir kükürt dioksit bulutu yüzünden boğulmuştu. Bilim adamları, kimyasal savaşın kanıtlarını ilk kez bulmuşlardı.

4. Nasca – İşaretler

Bu inanılmaz çizgiler Peru’daki Nasca platosunda bulundu. 30 farklı resimden oluşan bu işaretlerin kimler tarafından ve ne amaçla yapıldığı hala bilinmemekte. Galiba ziyaretçilerimiz var.

3. Şifresi Çözülememiş Tabletler

Paskalya Adası heykelleri ile ünlüdür, ancak daha ilginç şeyler de var. Hala şifresi çözülememiş, oyma sembollü 24 ahşap tablet. Bu sembollere Rongorongo deniyor. Rongorongo’yu son okuyabilen kişi 1866 yılında öldü.

2. Boynuzlu İnsan Kafatası (1880 Civarı)

Bu kafatası 1880’lerde Pennsylvania’da bulundu. Boynuzları görmezden gelirseniz, anatomi bakımından mükemmel bir örnek tabii. Maalesef, orijinalliğini ispatlama ya da çürütmenin hiçbir yolu yok. Çünkü bu kafatası, araştırma başlamadan hemen önce ortadan kayboldu.

1. Torino Kefeni

Torino Kefeni’nin İsa’ya ait olduğu iddia ediliyor. Bu iddiaya göre, İsa çarmıha gerildikten sonra bedeni bu kumaşla sarılmış. Kumaşa yakından baktığınızda, bir yüz, bir vücut ve hatta kan lekelerinin izlerini görmeniz mümkün. Bilim insanları elbette bu iddianın gerçekliğini onaylamıyorlar.

Bonus: Korkunç Metal Pençeler

Peru’da çalışma yapan arkeologlar, bu pençelerle dolu bir mezar ortaya çıkardı. Pençelerin, yaklaşık 1500 yıl önce Moche Uygarlığı tarafından ortaya çıkarılmış oldukları düşünülmektedir. Bu eser, törenlerde kullanılan bir kostümün parçası olabilir.

Kaynak

Yorum Yap