Kendi Beynini İnceleyen Bilim İnsanının İlginç Bulguları

Want create site? Find Free WordPress Themes and plugins.

Eğer siz de kahve tiryakisiyseniz Russell Poldrack’ın beyni, sizinkine en azından bu açıdan oldukça benziyor olabilir. Poldrack 18 ay boyunca haftada iki kez kan örneklerini alıp beyin tarama cihazlarında beynini görüntülediğinden, aynı zamanda şu anda dünyada üzerinde en fazla çalışılan beyne sahip kişi unvanını da elinde tutuyor.

Poldrack, Stanford Üniversitesi’nde bitirdiği çalışmasına, ilk olarak Texas Üniversitesi’nde başlayarak beynin değişik bölgelerinin birbirleriyle nasıl iletişim kurduğunu ve bu davranışın zamanla nasıl değiştiğini anlamayı amaçlamıştı. Beynin farklı bölgelerinin sürekli olarak birbirleriyle iletişim halinde olmasını sağlayan bu karmaşık bağlantı yapısını bugün “konnektom” olarak biliyoruz.

Nature Communications dergisinde çıkan makalesine göre, Poldrack, beynindeki bu bağlantılar üzerine daha derinlemesine bilgi edinmek için bir buçuk yıl boyunca her salı ve perşembe günü MRI makinasına girip 10 dakika boyunca beyin taramalarını aldı. Salı günleri aç karnına verdiği kan örnekleriyle de beyin ve genleri arasındaki ilişkiyi incelemek üzere çeşitli testler yaptı. Her bir beyin taramasında Poldrack, neredeyse hiçbir şey yapmadan gözlerini kapatıp makinenin her saniye, 10 dakika boyunca beyin görüntülerini almasına izin verdi.

Kafein beyin bağlantılarını kökten değiştiriyor

Beyin yapısında gözlenen bağlantılar bu aylar boyunca büyük oranda sabit görünürken, bazı önemli değişiklikler de kaydedildi. Mesela, aç kaldığı günlerle ilgili olarak Poldrack, “Beynimin bağlantılarını etkileyen en önemli faktörün, kahvaltı ve kafein alıp almadığım olduğunu fark ettik” diyor.
Söz konusu günlerde, kahvesini içmeden önce yapılan beyin taramalarında, beyninin bağlantılarının daha önce hiç görülmemiş şekilde kendilerini yeniden yapılandırdıkları görülüyor. Özellikle de beden duyuları ve hareket sistemiyle ince detayları fark etmekten sorumlu yüksek düzey görme bölgeleri arasındaki bağlantıların daha sıkı olduğu rapor ediliyor.

Bu hiç beklenmeyen bulgu, kafein alımının beynin bağlantılarını değiştirdiğini gösteriyor. Bunun iyi veya kötü yönde olduğunu söyleyebilmek için elde yeterince veri yok, fakat bu bölgelerin nispeten düşük seviyeli kortikal alanlarolması da Poldrack’ın ilginç bulduğu bir başka yön. Kendi yorumuna göre, söz konusu günlerde belki daha yorgun hissetmesine bağlı olarak, beynin bu farklı işlevleri birbirine bağlamak konusunda daha odaklanmış bir duruma geçtiğini düşünmek mümkün.

Alınan kan örneklerinin sonuçlarına göre de beyaz kan hücrelerindeki genetik materyal (RNA), beyin faaliyetleriyle kuvvetli bir ilişki gösteriyor.

Elbette bu veriler sadece Poldrack’ın beyniyle sınırlı ve buraya kadar rapor edilen kısmı sadece yapılabilecek analizlerin çok küçük bir bölümü. Bu yüzden Poldrack, beyin verilerini internet üzerinden açık olarak sunuyor ve bir çok çevirim içi araçla birlikte diğer araştırmacıların ve amatörlerin kendi gözünden kaçan veri ve bağlantıları keşfedebileceğini umuyor. Beyin taramalarının analizi oldukça yüklü bir iş ve hepsini bir anda analiz etmek pek mümkün değil.

Eğer bu konulara ilgi duyuyorsanız, Poldrack’ın internet üzerindeki verileri sizin için iyi bir antrenman olabilir.

Did you find apk for android? You can find new Free Android Games and apps.
Kaynak

Yorum Yap