“Ne yapacaktım ben?”

Sık sık bir şeyi almak için kapıdan içeri girip ne yapacağınızı unuttuğunuz, buzdolabının kapısını açıp içine boş boş bakındığınız ya da hararetle bir söze başlayıp ne diyeceğimizi unuttuğunuz olmuştur. Hafızanın ne şekilde çalıştığı konusunda ipuçları veren bu durum, psikologlar tarafından “kapı etkisi” olarak tanımlanıyor ve bu durumun hafızanın zayıflıklarını da ortaya koyduğu düşünülüyor.

Süreklilik dikkatin yoğunlaşmasını etkiliyor

Sürekli yaptığımız şeylerde, yani artık çok iyi bildiğim eylemlerde dikkatimiz, hedefe nasıl ulaşacağımız konusunda kafa yormadan, ne istediğimiz üzerinde yoğunlaşıyor. Fakat bizim için yeni olan bir durumda tüm dikkatimizi ona yöneltiyor ve hedeften ziyade o anki eylemi düşünüyoruz. Dikkatimizin bu eylemler zinciri içinde bir aşağı bir yukarı gelip gitmesi, karmaşık davranışlarda bulunmamıza sebep oluyor.

“Kapı etkisi” işte dikkatimizin bu farklı düzlemler arasında gelip gitmesi sırasında meydana geliyor ve hafızamızın içinde bulunduğumuz çevreye nasıl bağlı olduğunu yansıtıyor. Farz edelim ki anahtarımızı almak için yatak odasına giriyor ve ne alacağımızı unutuyoruz. Psikolojik açıdan olan şudur: Planımız (anahtar), stratejinin uygulanmasında gerekli bir aşama esnasında (yatak odasına gitmek) unutuluyor.

Hafıza fiziksel ortamda oluşabilir

Bir şeyi planlama ve onu uygulama aşaması ayrı ayrı dikkat istiyor. Anahtar ihtiyacı akla geldiğinde ve bu duruma plan kuracak kadar odaklandığımızda üzerine bir süre dikkatimizi yoğunlaştırıyoruz ancak yatak odasına yürümek esnasında dikkatimiz başka yöne kayıyor.

Hafızamız fiziksel ortamda da oluşabiliyor. Çocukluğumuzun geçtiği evi ziyaret ettiğimizde unutulmuş anıları hatırlamamız da bundandır. Kapı etkisi, hem fiziksel hem de zihinsel ortamı değiştirdiğimizde, başka bir odaya geçip başka şeyleri düşündüğümüzde meydana geliyor. Yapmaya çalıştığımız birçok iş arasında acelece düşünülmüş bu şey, ortam değiştiğinde unutulabiliyor.

Kaynak

Yorum Yap