Nörobilimcilerden İnsan Beyninin Gizemlerini Çözecek Proje

Sinirbilim laboratuvarlarının dünya çapında bir araya getirilmesi, Uluslararası Beyin Laboratuvarı’nı (IBL) oluşturdu. Bu iş birliği, beynimizin kararlarını nasıl aldığını incelemeyi kolaylaştırıyor.

19 Eylül günü, 21 adet sinirbilimi laboratuvarından bilim adamları, iddialı yeni bir girişim başlattı… Beynin kararları nasıl aldığına dair keşifler yapma amacı olan, mevcut laboratuvar ağlarından oluşan uluslararası bir mega laboratuvar oluşturmak.

Bilim adamlarının, en azından yüzeysel olarak nörobilimin temel bir sorunu olduğu kanaatine varmaları şaşırtıcı olabilir. Ancak ne yazık ki, beynimizin nasıl karar verdiğini anlamak hala biraz zor.

Bunun temel nedenlerinden biri, bu alanda iş birliği eksikliği olabilir. Aynı laboratuvarın aynı soruyu cevaplamaya çalışmak ya da aynı problemleri çözmek için çalıştığı, ancak yöntemlerinin geniş çapta değişebileceği ve dolayısıyla sonuçların yeterince karşılaştırılmasının imkansız hale geldiği çok yaygın bir durumdur. İşte bu inisiyatif, bütün laboratuvarların aynı soru üzerinde tam olarak aynı şekilde çalışmasını sağlayacaktır.

New York’taki Cold Spring Harbor Lab’deki projeye katılan bir sinirbilimci olan Anne Churchland, The Guardian’a projenin felsefesini bir atasözü ile anlattı: “Hızlı ama yalnız ilerliyoruz, birlikte ilerleyelim.”

Proje öncelikle, beynin sesler gibi basit uyaranlara tepki verdiği, algılamalı karar verme üzerine odaklanıyor. Ekibin çalışmalarının sonuçları aynı yazılımla analiz ediliyor ve kurdukları ağ üzerinde anında paylaşılıyor.

Proje, Uluslararası Beyin Laboratuvarı (IBL) olarak adlandırıldı ve Simons Vakfı ve Welcome Trust’tan 14 milyon dolar tutarında fon aldı. Ekibin yarısı deneyleri gerçekleştirmek için çalışacak ve diğer yarısı beynin karar verme sürecindeki kuramsal modelleri geliştirmeye odaklanacak. Başlangıçta araştırmacılar, University College London, Princeton, Stanford, Columbia, Cold Spring Harbor Laboratuvarı, California Berkeley Üniversitesi, Teksas Üniversitesi, Janelia Araştırma Kampüsü, Howard Hughes Tıp Enstitüsü, Cenevre Üniversitesi, Ecole Normale Paris ve Lizbon’daki Champalimaud Merkezi oldu. Laboratuvara 10-15 yıllık süre içinde daha fazlasının katılması bekleniyor.

shutterstock_532544443

İnsanlar ve süper-akıllı yapay zekalar aynı oyun sahasında olabilir.

Beynin nasıl çalıştığını tam olarak anlamak, akademik nedenlerden çok daha yararlıdır. Bazı şirketler, bilgi işleme gücünü artırmak için teknolojiyi beynimizle bütünleştirmeye çalışmaktadır. Bryan Johnson’s Kernel ve Elon Musk’s Neuralink de, beynin daha iyi anlaşılması için çalışıyorlar.
IBL’nin araştırması da yapay zekanın geliştirilmesine yardımcı olabilir. Bilgisayarlar, beyne benzer şekilde bilgi işlemesine imkan tanıyan sinir ağlarının ortaya çıkması sayesinde, zaten derin öğrenme yeteneğine sahiptir. Beynin işlevlerinin, bu ağların gelişimi boyunca hızlanması ve bizi yapay zekaya daha yakın hale getirebileceği gerçeği üzerinde duruluyor.

Beyin-bilgisayar arabirimleri, Singularity’den (Teknolojik Tekillik) sonra bile insanlar ve süper-akıllı yapay zekayı aynı oyun sahasında tutmaya yardımcı olabilir. IBL tarafından ortaya konan bu gelişmeler, dünyanın en büyük gizemini çözebilir ve kolektif zekalarımızın tam potansiyelinin kilidini açabilir.

Kaynak

Yorum Yap