Problem ve Engelleri Aşmak İçin Su Gibi Esnek Düşünmek

[n]Beyin > Felsefi/Kuramsal, Yazılar 9 Nisan 2016
3.084

Günlük hayata baktığımızda insanların problem çözme yöntemlerinin zorlayıcı zihinlerin etkisinde olduğunu ve bu durumun çok daha büyük problemlere ve enerji kaybına yol açabildiğini görüyoruz. Bugünün dünyasında anlamlı ve verimli bir yaşam sürmek gibi belirgin bir hedefimiz olduğuna göre, bu yolda ilerlerken hızımızı engelleyen problemleri anlama ve aşma konusunda bir bilinç geliştirmeliyiz.

Bu amaç doğrultusunda yararlanabilecek tüm araçlara başvurmak, bilgiyi farklı bakış açılarından dinleyerek edinmek iyidir.  Ben size, SAVAS (savunma sanatı) terminolojisinde yer alan “adaptasyon (denge ve uyum)“, ilerleme sağlayan “aktif direnç”, sabitlik ve gerilemeye neden olan “pasif direnç” gibi fiziki mücadelede kullandığımız kavramlar üzerinden savunma sanatının sorunları çözme konusunda olaylara nasıl baktığını izah etmeye çalışacağım.

Zihinsel direnç

Yaşamda insanın hayata bakış açısını olumlu veya olumsuz etkileyen birçok zihinsel sebep vardır. Olumsuz zihinler içinde bana göre ilk sırada gelen sabit fikirliliktir. Sabit fikirlilik, bilgi eksikliği ve yöntem bilmemekten dolayı belirsizlik ve kaybetme korkusunun doğurduğu bir sonuçtur. Mevcut bir problemi aşabilmenin yolunun öncelikle onu tanıyarak kavramaktan geçtiğini biliyoruz. Biliyoruz ama nedense bu bilişi aktif kullanamıyoruz; çünkü engeli tanımak için öncelikle ona adapte olmamız gerektiğini düşünmeyi engelleyen zihinsel bir dirence sahibiz. İşte bu direnci yaratan sebep, sabit fikirli olmaya neden olan belirsizlik korkusu zihnidir.

Özgüven özgürlük demektir

Bilgi eksikliği, yöntemsizlik ve sabit fikirle  henüz yaşanmamış bir geleceğin nasıl belireceği üzerine düşünmek, endişe ile birlikte özgüven sorunu doğurur. Oysa bir problemi çözme kararlılığını ortaya koyan güç özgüvendir ve bu da ancak korkudan bağımsız olmakla elde edilebilir. Ancak kaybetme korkusunun da -belli bir denge içinde olmak kaydıyla- gerekli bir zihin durumu olduğunu da unutmamak lazım. Çünkü hareket motivasyonu, ironiktir ama kazanma isteğini tetikleyen kaybetme korkusuyla oluşur  aslında. Özgüven korkuyu tümden ortadan kaldırmaya çalışmakla da elde edilemez. Çünkü denetimsiz korku ne kadar büyük bir sorunsa, denetimsiz korkusuzluk da o kadar sorundur. Biri pasifizme, diğeri de anlamsız bir agresyona neden olabilir. Yani mesele, bu iki uç duygu durumundan birine kanalize olmadan bağımsızlaşmaktır. Özgüven özgürlük demektir.  Bu, iradenin iki uç arasında bir denge unsuru olarak fonksiyonel (kararlılık) bir güç yaratmasını sağlar. 

Bu yazı üyemiz tarafından hazırlanıp [n]Beyin Editörü tarafından düzenlenmiştir.
[n]Beyin Üyeleri Ne Diyor?

Yazıya 2 yorum yapılmış.

HtNzDr 11 Nisan 2016

“Hareket ve ilerlemeyi sağlayan zihinsel prensip dirençsizlik” ise aktif direnç ne işe yarıyor, anlayamadım?

Naci Kesener 11 Nisan 2016

Dirençsizlik, ilerlemeyi engelleyen ve negatif zihnin etkisi ile oluşan (sabit fikirlilik gibi) dirençten vazgeçip enerjinin ve hareket etmek için gerekli olan direncin açığa çıkması (aktifleşmesi) demektir. :)

Facebook Yorumları