Rüyalardaki Absürd Olayları Neden Yadırgamayız?

Want create site? Find Free WordPress Themes and plugins.

Bu sorunun cevabı aslında iyi biliniyor. Benliğin, yani varolduğumuza ve bilinçli olduğumuza dair algımızın doğasını biraz anlamamız lazım. Benlik, beynimizin bütün bölümlerinin birlikte çalışmasının sonucudur. Düşünme görevleri beynin özelleşmiş bölümlerine dağıtılmıştır, ama bunlar tek bir bilinçli zihin –benlik– deneyimi yaratacak şekilde birleşirler. Beynin bir veya daha çok parçasının fonksiyonunu ortadan kaldırır veya bastırırsanız, sonucu ve dolayısıyla da benliği değiştirmiş olursunuz. Aslına bakılırsa nörologlar bunu yapıyor –manyetik alanlar kullanarak beynin bazı kısımlarının fonksiyonlarını bastırıyor ve işlevsel MR görüntüleme aracılığıyla beynin farklı bölümlerinin faaliyetleri gözlemliyor, bu arada da nöropsikolojik testler yürütüyorlar.

Rüya halini anlamak için öncelikle rüya benliğinin uyanık benlikten farklı olduğunu anlamamız lazım. Rüya benliği, beyin sistemlerinin bir altkümesi fonksiyonu sonucunda oluşan bir farkındalıktır. Günümüzde araştırmacılar, üç çeşit farkındalık tanımlıyor: fenomen ve olayların (bir şeyler olup bittiğinin) farkındalığı, zihinsel durumun farkındalığı (ki buna meta-farkındalık deniyor: kısaca, kendimizin ve başkalarının içsel bir zihinsel duruma sahip olduğunun farkındalığı) ve benliğin (varolduğumuzun ve bilinçli olduğumuzun) farkındalığı. Uyanık benliklerimiz bu farkındalık biçimlerinin üçüne de sahipken, mevcut modele göre uykudaki benliklerimiz meta-farkındalıktan yoksun.

Bu durumun bir başka veçhesi de şu ki meta-farkındalık “gerçeklik testi” denen başka bir beyin fonksiyonunun önemli bir parçasıymış gibi görünüyor. Bu testte, kendi zihinsel gerçeklik modelimizi dış dünyadaki deneyimlerle karşılaştırırız. Bu gerçeklik testi rüya gördüğümüz sırada gerçekleşmediği için de rüyamızda yaşananların anlamsız olduğunu fark etmeyiz.

Bunu şöylede açıklayabiliriz: Gerçeklik testi aynı zamanda dışsal gerçekliği beynimizde ortaya çıkan fikirlerden ayırt edebilmemizi sağlar. Böylece hayal ettiğimiz şeyleri deneyimlediğimiz şeylerden ayırabiliriz. Bu süreç kusursuz işlemez ve bilhassa anılarımız konusunda bu ayrımı yapmakta zorlanırız. Kuruntular ve halüsinasyonlar da kafadaki fikirleri dış gerçeklikten ayırt edememenin göstergesidir.

Rüya gördüğünüz sırada beynimizin gerçeklik testi yapan kısmı –frontal lobların bir bölümü– uyanıkken olduğu gibi aktif değildir. Bu nedenle rüya gören benliklerimiz rüyalardaki o tuhaf ve acayip şeylerin “gerçek” olmadığını anlayamaz.

Rüya görürken gerçeklik testi işlevi kapalı olacak şekilde evrimleşmiş olmamızın, rüya halini korumaya ve belki de başka amaçlara hizmet etmesi muhtemel görünüyor. Öte yandan, bu durum sadece bir “epifenomen”, yani evrimin zorunlu olmayan, rastgele bir sonucu da olabilir.

Yale Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden akademik klinik nörolog Steven Novella’nın NeuroLogica Blog’daki  bu yazısını, Metis Yayınları’nın 2016 ajandasından alıntıladık.

Did you find apk for android? You can find new Free Android Games and apps.

Yorum Yap