Rüyanızı Kontrol Edebilseydiniz Nasıl Şekillendirirdiniz?

Kimimiz hemen her gün kimimiz ise çok nadir rüya gördüğümüzü söyleriz. Çok sık veya çok nadir rüya görseniz de rüyaların insanın varoluşundan beri çoğumuz ilgi çeken bir konu olduğu aşikar.

Peki, siz mışıl mışıl uyurken gördüğünüz rüyalarınızı rahat yatağınızda kontrol edebilseydiniz ne olurdu? Rüyalarınızı istediğiniz gibi yönlendirmeniz mümkün mü? Rüyalarınızın farkında olup, bilinçli bir şekilde onu tasarlayıp kontrol etme ihtimaliniz var mı?

Tahminimce bu sorularla, çoğu kişinin aklına Leonardo Di Caprio’nun oynadığı “Inception” filmi gelmiştir. Filmde olaylar farklı bir bakış açısıyla ele alınsa da yapılan çalışmalar rüya kontrol deneyimlerinin mümkün olduğunu ortaya koyuyor.

Inception-Wallpaper6
Bu deneyime lucid dreaming, lusid rüya, bilinçli rüya veya kontrol edilebilir rüya denmektedir. Kontrol edilebilir rüya, kişinin uyurken rüyada olduğunun farkına varıp olayları, çevreyi, nesneleri veya kişileri kendi hayal gücüne göre tasarlayıp onu istediği gibi yönlendirmesidir.

Stephen LaBerge’ün çalışmaları

Bu konuyla ilgili yapılan çalışmalardan biri, Stephen La Berge ve arkadaşlarının geliştirdikleri kontrol edilebilir rüyaların gerçek olup olmadığını test edebilecekleri bir metodolojidir. Bu durum, daha önce yapılan ve REM uykusundaki göz hareketlerinin rüya gören kişinin rüyasında baktığı yönle uyum sağladığını gösteren araştırmalara dayanıyordu. Araştırmacılar, kontrol edilebilir rüyalar konusunda deneyimli olan katılımcılara rüya gördüklerinin farkına vardıklarında belli bir göz hareketi yapmalarını söylediler. Önceden kararlaştırılmış göz hareketleri, REM uykusu sırasındaki poligrafik kayıtlarında belirdi ve bu şekilde katılımcıların gerçekten de REM uykusu sırasında kontrol edilebilir rüyalar gördüklerini ortaya koydu (LaBerge ve ark., 1981).

LaBerge ve arkadaşları, kontrol edilebilir rüya oluşturmak için bazı metodlar kullandılar. Örneğin, uyuyan kişilerin özel dizayn edilmiş gözlükler takmalarını sağladılar. Bu gözlükler REM uykusu tespit edildiğinde kırmızı bir ışık yakıyorlardı. Katılımcılar, daha önceden kırmızı ışığın rüya gördüklerinin bilinçli olarak farkına vardıkları anlamına geldiğini öğrenmişlerdi (LaBerge ve Levitan,1995). Kişiler, uykudayken rüya gördüklerinin farkına vardıktan sonra, rüyalarını kontrol edebildikleri, kendi hedeflerine göre yönlendirebildikleri ve rüyalarının sonuçlarını kendi istedikleri doğrultuda değiştirebildikleri kontrol edilebilir rüya durumuna geçiyorlardı.

Bazı düzenli çalışmalar sonucunda bu tarz kontrol edilebilir rüya becerisini geliştirmenin mümkün olduğu söylenmektedir. LaBerge gibi bazı araştırmacılar, rüyaların “kontrol edilemez” olayların üzerinde kontrol kazanmanın bireyin özgüvenini artırdığını ve birey için olumlu deneyimler yarattığını düşünürken buna karşı çıkan araştırmacılar da olmuştur. Bazıları ise bu tür işlemlerin rüya görmenin doğal sürecini bozdukları gerekçesiyle karşı çıkmaktadırlar.

Kaynak: Psikoloji ve Yaşam – Richard j. Gerrig – Philip G. Zimbardo

Yorum Yap