Sağlıklı Bir Zihin İçin?

[n]Beyin > Sağlık, Yazılar 2 Ağustos 2013
17.358

Sağlıklı bir zihne sahip olmak ve ilerleyen yaşlarda zihinsel hastalıklara yakalanma riskini mümkün mertebe azaltmak için neler yapılması gerektiği [n]Beyin ekibine sürekli soruluyor. Aslında bu işin sihirli bir formülü yok. Herkes etrafındaki uzun yaşayan ve zihinsel işlevleri gayet iyi işleyen insanlara bakarak epey ipucu elde edebilir. Fakat son yıllarda yapılan bilimsel çalışmalar bu konuyla ilgili oldukça ilginç ip uçları veriyor.

Her şeyden önce tüm beden için olduğu gibi beyin ve zihin için de dengeli bir beslenme ve dengeli bir yaşam adeta altın bir anahtar hükmünde. Denge sadece beslenme olarak anlaşılmamalı. Aynı zamanda zihinsel denge de çok önemli. Ayrıca fiziksel hareket ve zihni meşgul edici faaliyetlerde bulunmanın beynimizin sağlığı açısından çok önemli olduğunu biliyoruz. Dediğimiz gibi bilimsel olarak herkese uygulanabilecek kesin bir liste olmasa da burada sizinle bazı maddeleri paylaşacağız. Bu tavsiyeler tek bir kişinin hepsini uygulaması için değildir; herkes kendine uygun gelen birkaç yöntemi deneyerek hangisini daha kolay uygulayabileceğini görmelidir. Bu maddeler hem tecrübe hem kültürel hem de bilimsel olarak olumlu etkilerini bildiğimiz bazı önerilerden oluşacak:

Sağlıklı Bir Zihin İçin;

Az yiyin: Tıbbi olarak ömrü uzattığı bilinen 2 şey vardır:

  • Az yemek (kalori kısıtlaması)
  • Hareket (egzersiz)

Bu iki faktör beyin için de vazgeçilmez derecede önemlidir.

  • Günde bir kez gerçekten açlık hissedin. Açlık duygusu tam olarak oluşmadan yemek yenildiği takdirde mideden ghrelin adlı hormon yeterince salgılanmaz. Bu hormon, ancak tam açlık durumlarında salgılanır ve en önemli etkileri arasında büyüme hormonunun salgılanmasını arttırmak (vücudu dinçleştirmek) ve beyinde özellikle hafıza ile ilgili bölgelerin çalışmasına olumlu katkı sağlamak ilk sıralarda sayılabilir.
  • Arada bir belli gıdalar için oruç tutun. Et ve şeker orucu özellikle faydalıdır. Sürekli benzer gıdalarla beslenmek de “rutin”dir ve kaçınılması gereken bir durumdur. Ayrıca açlık durumu ve belli besinlerin belli zamanlar boyunca alınmaması beyin dokusunun toksinlerden arınmasını ve yenilenmesini kolaylaştırır.
  • Her gün yeni bir kelime öğrenin. Kelime hazinesine yapılan her katkı bilişsel süreçleri doğrudan etkileyerek zihinsel sağlığa olumlu etki yapar.
  • Her gün en az bir kez en azından hafifçe terleyecek kadar yorulun. Hareket beyin kan dolaşımını artırarak zihinsel faaliyetlerin düzene girmesini sağlar. Ayrıca terleyecek kadar hareket etmek tüm metabolizmayı düzenlediği gibi beyin için faydalı birçok hormonun düzeyini artırır.
  • Her hafta üç-dört kelimenin etimolojisini öğrenin. Kelimelerin anlamlarının kökenleriyle birlikte öğrenilmesi dil algılama alanlarının ve dolayısıyla entelektüel beyin işlevlerinin kapasitesini ve kalitesini yükseltir.
  • Yılda bir-iki kez yeni bir motor beceri kazanın. Bir enstrüman çalmayı yahut yeni bir spor dalını öğrenmek gibi yeni motor beceriler, beynin yeni hücreler ve yeni bağlantılar üretmesini sağlayarak beynimizi genleştirir.
  • Bilmediğiniz konularda sorular üretmeye çalışın (cevaplar önemli değil).
  • En az bir sanat dalıyla ilgilenin. Sanatsal alanlarda yapılacak her türlü faaliyet, beynin bütüncül algılama ve üretim sistemlerini faaliyete geçirerek tüm zihinsel sistemin uyum içinde çalışmasını sağlar.
  • Kalem ve kağıt kullanma sıklığınızı arttırın. Dijital çağda kalem ve kağıt kullanmaktan uzaklaştıkça yazı yazmak ve resim çizmek gibi çok önemli ve incelikli becerilerden de mahrum kalıyoruz. Beyinde oldukça büyük alanların tahsis edildiği bu yetenekler kullanılmadıkça ilgili alanlarda yapısal bozulmalar ve yozlaşmalar başlayabiliyor.
  • Rutinlerden kaçının. Beynimiz ne kadar karmaşık olursa olsun rutin işleri yaparken çaba harcamaz ve bundan bir fayda elde etmez. Rutinin dışına çıkmak bilinci uyarır ve farkındalık düzeyimizin artmasını sağlar. Sudoku gibi bulmacaları çözmenin Alzheimer gibi sinir-yıkıcı (nörodejenetatif) hastalıklara karşı koruma sağladığını duymuş olabilirsiniz; fakat bu çok doğru değildir. Zihinsel olarak ne kadar karmaşık olursa olsun sudoku gibi bir bulmacanın da rutin hale gelmesi beynin gelişimini ve yıkıcı hastalıklara karşı olan direncini azaltır.
  • Her gün kat ettiğiniz yolların alternatiflerini kullanmaya çalışın. Farklı rotaların kullanılmasının beyni yapısal olarak geliştirdiği ispatlanmıştır.
  • Zihin haritası (mindmap) kullanmayı öğrenin. Planlama ve düşünce akışı için kullanılan zihin haritalama teknikleri, bilişsel işlevler için oldukça faydalı sonuçlar veriyor. İnternette konuyla ilgili birçok yazılım bulunabiliyor. Örnek için tıklayınız.
  • Ciddi kararlar almadan önce yürüyüş yapın. Hafif egzersiz, beynin dolaşım ve metabolizmasını düzene sokarak daha sağlıklı düşünmenizi ve karar vermenizi sağlayabilir.
  • Sevebileceğiniz her şeyi sevin ve sevdiklerinizi yakınınızda tutmaya gayret edin. Sevgi hissi, beyinde çok olumlu etkiler yapan bir dizi değişimi tetikler.
  • Günlük olaylarda hayret edebileceğiniz milyonlarca detay ve bağlantıya dikkat edin, gerekirse bu konuda notlar alın. Neler görebildiğinize ve algınızın açılma oranına şaşıracaksınız. Fotoğrafçılık bunun için iyi bir başlangıçtır.

  • İnandıklarınızla yaptıklarınız arasındaki dengeyi sürekli sorgulayın. İnançlara aykırı bir kişisel yaşam içsel çatışıklığa, stres durumunun ortaya çıkmasına ve beynin yaşlanmasına neden olur. O yüzden olduğunuz gibi görünmeye yahut göründüğünüz gibi olmaya gayret edin.
  • Haftada bir kez “kesin olarak bildiğiniz bir şey”den şüphe etmeye çalışın! Bu, özellikle kesin bildiğimizi sandığımız konularda ne kadar az “bilgimiz” olduğunu bize göstererek edindiğimiz fikirlerde daha özenli davranmamız konusunda güzel bir egzersizdir. Aynı zamanda çok eğlenceli ve öğretici olabilmektedir.
  • 30 günlük sürelerle her gün tekrarlayabileceğiniz basit alışkanlıklar geliştirin. Günde 50 kuruş biriktirmek veya her sabah belli bir hareketi tekrar etmek gibi 30 günlük bir rutin, kalıcı alışkanlık haline dönüşebilir ve zihninizle bedeninizi istediğiniz yönde değiştirebilmek için size adeta “uygun fırça darbeleri” atma imkanı sağlar.
  • Fırsat buldukça aynada kendinize gülümseyin ve bunu içtenlikle yapmaya çalışın. Beyin beden hareketlerini kontrol ettiği gibi beden hareketleri de beyne geribildirim yapar ve bu geribildirimin ruh
    durumumuz ve beyin çalışma ritmimiz üzerinde inanılmaz etkileri vardır. Eğer kendinize bakarak aynada gülümserseniz beyniniz bunu bir mutluluk sinyali olarak alır ve mutlu olacağınız devreleri gerçekten de faaliyete geçirir. Hatta sadece kendi kendine gülümsemek bile aynı etkiyi yapan bir egzersizdir. Gerçekten de daha mutlu hale gelirsiniz!
  • Her fırsatta şükredin. Şükran hisleri, zihinsel durumu düzenler, huzur verir.
  • Özellikle sosyal medya ve haberlerde sizi endişelendirecek şeyler yerine mutlu edecek şeylere odaklanın. Stresli haberlerin, beyinde stres tepkilerini harekete geçirdiği ve uzun dönemde bütün vücut fizyolojisini bozarak yüksek tansiyon gibi birçok hastalığa zemin hazırladığı bilinmektedir.
  • Uymasanız bile zaman planlaması çalışmaları yapın.  Zaman planlaması, zihnimizin zaman algısını genişletir ve işlerimizde daha verimli olmamızı sağlar.
  • Uykunuza çok dikkat edin. Uyku beden için değil beyin içindir ve biyolojik döngülerinize uygun bir uyku zihinsel çalışmanızı etkileyen en önemli etkenlerden biridir. Az uyku kadar fazla uyku da zihinsel olarak sakıncalıdır. Gece uykunuzun gün içinde yediklerinize ve hareket miktarınıza da doğrudan bağlı olduğunu unutmayın.
  • Gereksiz kimyasal kullanımından uzak durun. Zihinsel gücü arttırdığı iddia edilen tüm bitkisel yahut sentetik bileşenler, sağlıklı bir zihinsel işleyiş için uzak durulması gereken şeylerdir. Zira zihnimiz ve beynimiz ancak doğal ve sağlıklıyken “optimum” düzeyde çalışabilir. Bunu dışındaki tüm girişimler uzun dönemde beyin sağlığımız açısından zararlı olacaktır.
  • Kahve; azı karar çoğu zarar. Erken erişkinlik yaşlarından itibaren günde bir fincan kahvenin bilişsel işlevleri olumlu etkileyebileceğini ve uzun dönemde bazı rahatsızlıklara karşı da koruyucu rol oynayabildiğini düşündüren deliller vardır. Fakat fazla tüketilen kahve ve özellikle de aktif maddesi olan kafein, bütün vücudu yorduğu gibi, beynimiz ve zihnimiz için de sakıncalı etkiler ortaya çıkarır.
  • Gevşeme tekniklerini öğrenin. Özellikle şehir hayatının stresi beynimizi en kötü etkileyen şeylerin başında geliyor. Günlük uygun gevşeme yöntemlerini öğrenmek ve rutin olarak uygulamak bu stresin beden üzerindeki olumsuz etkilerinin boşaltılması açısından çok önemli. İnsanın kısa bir süreyi “dinginleşmeye” ayırmasının sayısız faydalarını hem günlük hayatımızda hem de bilimsel bulgularda görebiliyoruz.

Örnekler fazlasıyla çoğaltılabilir. Fakat ana mesajımız, beyni boş ve hareketsiz bırakmamak gerektiğidir.

İleride listemizi biraz daha genişleteceğiz.

Tüm [n]Beyin severlere sağlıklı günler diliyoruz.

Etiketler: , ,
[n]Beyin Üyeleri Ne Diyor?

Yazıya 5 yorum yapılmış.

mehmet 4 Ocak 2015

Süper makale devamını bekliyoruz emeğinize sağlık

Yaprak 17 Mayıs 2015

Beyin gelişimi için okuduğum en güzel makalelerden biri. Emeğinize sağlık. Bir de dopamin :-)

inci 22 Mayıs 2015

müthiş olmuş, süper olmuş..

Fzt.Sezai 12 Ocak 2016

Harika! Kaleminiz daim olsun hocam.

yunus.bddl 9 Nisan 2016

Çok güzel.. emeğiniz için çok teşekkür ederim :)

Facebook Yorumları