Sanat Beyninizde Neler Yapıyor?

Bu güne kadar ilk defa bilim insanları bir sanat eserine bakarken beyninizin içinde neler olup bittiğini izlemeyi başardılar. Bu ilginç çalışma aynı zamanda beyin çalışmasına dair verilerin artık sadece sıkıcı ve kısıtlayıcı laboratuvar ortamlarında kaydedilmek zorunda olmadığının da güzel bir gösterimi olarak karşımıza çıkıyor.

Çalışma ekibinden Houston Üniversitesi Elektrik ve Bilgisayar Mühendisliği bölümü profesörü Lillie Cranz Cullen, “testleri laboratuvarda da yapabilirsiniz, fakat bu oldukça yapay bir deneyim oluyor” diyor. “Biz ise beyin faaliyetlerinin bizzat faaliyetleri yaparken ve gerçek bir bağlam içinde nasıl ölçülebileceği ile ilgileniyoruz.”

Beynin sanata tepkisi 

Araştırmacılar Houston kentindeki Menil Collection galerisinde Dario Robleto imzalı bir resim sergisini gezen 431 ziyaretçi üzerinde çalıştılar.  Frontiers in Human Neuroscience adlı dergide yayınladıkları makalelerinde belirttikleri üzere, estetik olarak keyifli addedilen sanat eserleri, normal durumlardaki taramalarla karşılaştırıldığında, belirli beyin şebekelerinde artmış işlevsel bağlantısallık oluşmasına neden oluyor. Çalışma sonucunda ayrıca, cinsiyetler ve en yaşlı ile en genç katılımcılar arasında da belirgin farklar gözlendiği belirtiliyor.

Yazarlar, “beyinde sinyal akış yönü, önce geniş bir arka kısım (görsel) aktivasyonu ve ardından da dar kapsamlı bir ön bölge faaliyetini gösteriyor” şeklinde ifade ediyorlar. “Yaş ve cinsiyete göre bağlantı kuvvetinde önemli farklılıklar gözlendi. Bu çalışma, serbest hareket edebilen deneklere uygulanan EEG (elektroensefalogram) tekniğinin, sinir ağlarında belirli sinyal akışlarını tespit edebildiğini, denek grupları arasında belirgin farkları ortaya koyabildiğini ve estetik olarak haz veren sanat eserlerine karşı ortaya konan görsel algı deneyiminin oldukça doğru bir temsilini verebildiğini gösteren kanıtlar sunuyor.”

Bahsedilen faaliyetler, beyin taraması sırasında deneklerin rahatça hareket edebilmelerine imkan veren EEG başlıkları ile kaydedilmiş. “Yaşamın Sınırı Sessizce Geçildi” adlı sergide kalbi temsil eden heykel ve temsiller sergilenmekteydi. Araştırıcılar sergilenen her bir eseri anlam bakımından karmaşık veya anlaşılır olarak grupladılar ve her katılımcı, sergiyi gezmeden önce temel EEG faaliyetlerinin kaydedilmesi sırasında bir dakika boyunca boş bir duvarın karşısında durdular.

Bulguların potansiyel kullanım alanları

Jel tabanlı özel bir EEG başlığı takan katılımcılardan yirmisinin beyin dalgalarına bakarak araştırmacılar, katılımcının boş bir duvara mı, karmaşık bir esere mi yoksa orta karmaşıklıkta bir esere mi baktıklarını %55 oranında doğru tahmin edebildiklerini söylüyorlar ki bu oran, şans eseri tahmin etme oranı olan %33 değerinden belirgin oranda yüksek. Daha farklı başlıklardan elde edilen çok daha fazla veri de halen incelenmeyi bekliyor.

Bu bulguların gideceği yöne bakıldığında, diğer araştırmacıları laboratuvar dışı koşullarda beyin araştırmaları yapma konusunda cesaretlendireceğini ve sanatçılarla sergi küratörlerinin, gelecek ziyaretçilerin sergilerde nasıl tepkiler ve davranışlar ortaya koyabileceğini biraz daha iyi anlamalarını sağlayabileceği söylemek mümkün. Ayrıca Contreras-Vidal’a göre daha bir çok güncel hayatı ilgilendiren açılım yakalamak da mümkün görünüyor.

“Belki de bazı insanların görsel sanatlara, bazılarının müziğe, bazılarının da şiire yatkın olduğunu keşfetmemiz ve bunların hepsinin altında yatan ortak bir beyin şebekesi olduğunu görebilmemiz mümkün olacak” diyor Contreras-Vidal. Ayrıca “Eğer bunu bilebilirsek, sanatı tedavi yahut eğitim amaçlı olarak nasıl verebileceğimiz konusunda da önemli ilerlemeler sağlayabiliriz” diye de ekliyor…

Kaynak

Yorum Yap