Sosyal Medyanın İletişime Olumsuz Etkileri

[n]Beyin > Psikoloji, Yazılar 21 Haziran 2016
4.128

Sosyal medya, yazarak iletişim kurma alışkanlığına sebep olarak insanları sözlü iletişimden uzaklaştırıp yalnızlaştırıyor.

TÜİK’ten elde edilen verilere göre, internet kullanım amaçları arasında sosyal medya ilk sırada yer alıyor. “İnternet kullanım amaçları dikkate alındığında, 2015 yılının ilk üç ayında internet kullanan bireylerin %80,9’u sosyal medya üzerinde profil oluşturma, mesaj gönderme veya fotoğraf vb.” içerik paylaşımına yer verdiği ortaya çıkıyor. Buradan da internetin ne kadar yoğun bir şekilde kullanıldığı görülebilir.

Sanal dedikodu: dikizleme

Bireylerin sosyal medyaya bu kadar bağlanması, aslında onların “yeni bir yaşam alanına” bağlandığının göstergesidir. Oluşan bu yeni yaşam alanı bireyi bulunduğu ortamdan koparıyor. “Sosyal paylaşım ağları, insanları adeta esir alarak sosyal çevrelerinde dahi asosyal ve çevrelerine yabancılaşmış bireyler haline getirmektedir.” Özel hayatın paylaşılmasıyla birlikte oluşan “dikizleme kültürü” insanları sosyal medyaya bağlayan en önemli etkendir. Çünkü insanların kendi hayatlarının bilgisinin paylaşımı o kadar fazladır ki insanlar merak duygusuyla sosyal medyayı kullanmaya yöneliyorlar. Dikizleme kültürü bir nevi sanal ortamdaki dedikodu durumudur. Bireylerin hem dikizleyen hem de dikizlenen konumunda olması merak güdüsünü artırarak sosyal medyaya daha çok bağlanmalarına neden oluyor.
Örneğin, yaşlılar dışında otobüs durağında bekleyen çoğu kişi akıllı telefonlarıyla uğraşıyor ve çevresinde olup bitenleri fark edemeyecek derecede ortamdan soyutlanıyor. Yani bireyler akıllı telefonlar yoluyla her yerde (sosyal medyada) var olurken bulundukları ortamda var olamıyorlar. Sosyal medya kişinin yaşadığı anı çalıyor!

Kişilerarası iletişimde zorlanma

İnsanlar arasındaki yeni iletişim biçiminin bir diğer olumsuz etkisi de “sosyalleşmenin aksine, yabancılaşma ve yalnızlaşma”yı ortaya çıkarmasıdır. Yüz yüze iletişim azalıyor ve sanal ağlar üzerinden birbirini sürekli gören insanlar konuşmak için zaman ayırmıyorlar. Sosyal medya sürekli haberleşme sağlıyormuş gibi gözükse de geniş açıdan baktığımızda hayatımızdaki olumsuz etkilerini görebilmekteyiz.
Örneğin, Amerika’da 200 öğrenci üzerinde yapılan bir araştırmada internet kullanımının gençlerin kişilerarası ilişkilerde zorlanmalarına sebep olduğu belirlendi. İnternette fazla zaman geçiren çocuk ve gençlerin, giderek yalnızlaştığı ve yüz yüze ilişkilerde güçlük yaşadıkları ortaya çıktı.
Ayrıca, 2011’deki Sosyal Paylaşım Siteleri Soruşturması’na göre, sosyal paylaşım sitelerinin ailelerin yapısına ve sosyal dokuya zarar verdiği tespit edildi. Yüz yüze gelip de konuşamayacak birçok insan, kaygı duymadan internette rahat rahat konuşabiliyorlar ancak ilişkinin sınırını belirlemekte zorluk çekiyorlar.
İki araştırma sonucunda paylaşım siteleri internet yoluyla kurulan yazılı iletişimi arttırsa da kişilerin sözlü iletişim becerilerine ve gerçek ilişkilerine zarar verdiğini görüyoruz. İnsanlara kolaylıkla ulaşmayı sağlayan ve merak güdüsüyle insanlar üzerinde bağımlılık yaratan sosyal medya, kişiyi bulunduğu ortamdan kopararak anı yaşamasına engel oluyor, “uzak olanla ilişkilerini dijital ortamlarda güçlendirirken yakın çevresiyle ve sevdikleriyle kurduğu ilişkilerini azamiye indirmektedir”. Yani uzaktakileri yakınlaştırırken yakındakileri uzaklaştırıyor. Ayrıca, yazılı iletişime alışan bireyler sözlü iletişimde zorlanmaya başlıyor. Kişiler, yüz yüze iletişim kurmakta zorlandığı kişilerle sosyal medyadan iletişim kursa da bunun kişilerin kendilerine duyduğu güveni azalttığını söyleyebiliriz.

Kaynakça:

Avcı, Ö. (2015). Dijital Yaşamın Dijital Özne(l)leri: Herkes ya da Hiç Kimse. Uşak Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi, 8/1.
Kakırman Yıldız, A. (2012). Sosyal Paylaşım Sitelerinin Dijital Yerlilerin Bilgi Edinme ve Mahremiyet Anlayışına Etkisi. Bilgi Dünyası, 13(2), 529-542.
Karagülle, A. E., ve Çaycı, B. (January 2014). Ağ Toplumunda Sosyalleşme ve Yabancılaşma. The Turkish Online Journal of Design, Art and Communication – TOJDAC.
Önay, N. (2014). Ergenlerde İnternet Bağımlılığı Yordayıcıları Olarak Ana Baba Tutumları, İletişim Becerisi ve Yalnızlık Algısı (Yüksek Lisans Tezi). İstanbul Arel Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü.
Özen, İ. N. (2012). İletişim Bilimleri Bağlamında Sosyal Medya ve Sosyo- Kültürel Değişim (Yüksek Lisans Tezi). Marmara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü.
Türkiye İstatistik Kurumu. (2015). http://www.tuik.gov.tr/PreHaberBultenleri.do?id=18660 adresinden alındı.
Toprak, Ali , A. Yıldırım, E. Aygül, M. Binark, S. Börekçi, T. Çomcu (2009). “Toplumsal Paylaşım Ağı Facebook: “görülüyorum öyleyse varım!”. İstanbul: Kalkedon Yayınları

Görsel: sosyamedya.co

*İnternet ve akıllı telefon bağımlılığı konusunda daha detaylı bilgi için [n]Beyin Dergi’nin 1. sayısına göz atabilirsiniz: http://nbeyin.com.tr/dergi/sayi-01/#34

Bu yazı üyemiz tarafından hazırlanıp [n]Beyin Editörü tarafından düzenlenmiştir.
[n]Beyin Üyeleri Ne Diyor?

Henüz hiç yorum yapılmamış.

Facebook Yorumları