Tek Bir Gen Her Şeyi Değiştirebilir

Yaşlandıkça, zihinsel düşüşlerin yaşanması normal bir durumdur. Bilim adamları, tek bir genin bile bu süreçte büyük etkisi olduğunu belirtiyorlar.

Yaşlandıkça, beyindeki bağlantıların yapısı bozulmaya başlar. Yeni bir araştırma, tek bir genin bile yaşla ilişkili zihinsel düşüş sürecinde nasıl büyük bir etkiye sahip olduğunu ortaya çıkarıyor.

Temel bileşen, nöronlardaki kalsiyum salınımından sorumlu FKBP adı verilen bir protein gibi görünüyor. Çalışmada, farelere, FKBP1b’nin ekspresyonunu teşvik etmek üzere mühendislikle oluşturulmuş virüsler enjekte edildi ve daha sonra bir su labirentinde, su altı platformu bulmaya çalıştıklarında gelişim gözlemlendi. Ardından, hipokampüslerindeki gen ifadesini analiz edebilmek için ötenazi yapıldı.

Tedaviyi alan farelerin aynı yaştaki kontrol hayvanlarına göre daha iyi performans gösterdiği ortaya çıktı. Dahası, 800’den fazla genin ekspresyon seviyeleri ve FKBP1b ifadeleri değiştirildi.

Aşırı miktarda kalsiyum salınımı, daha yaşlı farelerde bilişsel işlevleri artırıyordu. Yeni bulgular başka soruları da beraberinde getiriyor ancak, insanlığın yaşlılıkta yaşadığı zihinsel değişimlere nasıl önlem alınabileceği konusunda bazı yeni fikirlere ihtiyaç var. Bu araştırmanın asıl hedefi bu.

Beyin Gücü

Bu proje ile ilgili araştırmacılar için bir sonraki adım, hayvanlar yaşlandıkça FKBP seviyelerinin neden azaldığını ve bunun oluşmasını önlemek için ne yapılabileceğini ortaya çıkarmaktır. Metabolik koşulların veya diğer hücrelere yapılan değişikliklerin bu durumun ortaya çıkmasına sebep olduğu ileri sürülüyor.

J.C. Gant, “Ca2 + bozukluğunun, Alzheimer hastalığının önde gelen risk faktörü olmasının yanında bir başka önemli soru var” diye yazmıştı. “Nörodejeneratif bozuklukların çoğunda yaş önemli bir risk faktörüdür ve nöronal kalsiyum değişiklikleri birden fazla hastalık için tetikleyici olabilir.”

Tabii ki FKBP ekspresyonunun insanlarda güvenli bir şekilde manipüle edilip edilemeyeceğini belirlemek için klinik araştırmalara ihtiyaç var. Gant, bu tür denemelerin, beyne özgü alanlardaki gen ekspresyonunu artırmak için olduğunu belirtiyor. Virüsün, ihtiyaç duyulan bölgeye enjekte edilmesi için bir mikro enjektör kullanılıyor.

Gant; “Her ne kadar klinik araştırmalar yapılsa da, normal yaşlanmada ve Alzheimer gibi durumlarda hafıza kaybının güçsüzleştirici özelliği, bu gibi minimal önlemleri almamızı şart koşuyor. Üstelik, hastalığın tedavisini alternatif yollardan daha uygulanabilir hale getiriyor.”

Bu çalışmanın sonuçları, yaşlandıkça beynimizin zayıflamasına bir çözüm bulduğumuz anlamına gelmiyor. Ancak, vücudumuzda olup biten bu düşüşe neden olan şeyleri bulmak ve tedavi etmek için çeşitli olanaklara kapı açıyor.

Kaynak

Yorum Yap