Umut Işığı Optogenetik

Silikon Vadisi’nde düzenlenen Breakthrough Prize, bilim dünyasının Oscarları sayılır. 2015 yılının ödülleri, MIT’den (Massachusetts Institute Of Technology) Ed Boyden ve Stanford Üniverstesi’nden Karl Deisseroth’a verildi. Bu iki bilim insanı, ışık atomları ile beyin hücrelerini açıp kapamaya yarayan bir tekniğe öncülük ettiler. Bu tekniğe optogenetik adı veriliyor.

Opto aslında “göz” ya da “görüş” anlamına geliyor. Peki, ne yapıyor optogenetik? Işık ve genetikle beyin hücrelerini araştırıyor. 1979’da Scientific American’da makalesiyle Nobel Ödülü kazanan Francis Crick’e göre sinirbilimin karşılaştığı en büyük zorluk, beyinde tek bir çeşit hücreyi kontrol ederken diğerlerini değiştirmeden bırakabilmektir. Elektrik uyaranı bu zorluğu aşamıyor çünkü elektrotlar biraz ilkel kalıyor. Farklı hücre tiplerini ayırmadan uygulandıkları bölgedeki tüm devreyi etkiliyor ve sinyalleri nöronları tam bir hassasiyetle kapatamıyor. İlaçlar da hedefe yeterince ulaşamıyor. Çünkü beynin doğal çalışma hızından çok daha yavaş etki ediyor. Crick, o zamanlar ışığın bir kontrol aracı olarak kullanılabileceğinden söz etmişti.

İşte günümüzde optogenetik sayesinde bu mümkün görünüyor. Opsin genlerinden üretilen ışığa duyarlı proteinlerin kullanılmasıyla hedeflenen canlı hücrelerin davranışları ışık kullanılarak kontrol ediliyor. Nörolojik rahatsızlıkların tedavisi ve görme kaybının telafisinde optogenetik çalışmalar umut vaat ediyor.

Kaynaklar:

http://www.scientificamerican.com/article/optogenetics-controlling/

http://www.businessinsider.com/breakthrough-prize-for-optogenetics-2015-11

*[n]Beyin Dergi’nin 1. sayısındaki optogenetik haberi için tıklayınız.

Yorum Yap