Unutkanlık Hiç de Masum Bir Konu Olmayabilir

Konuşurken hepimiz söyleyeceğimiz birtakım şeyleri unutuyoruz. Bu unutkanlık, günlük yoğunluk, yorgunluk vb. konular yüzündenmiş gibi algılansa da aslında durum o kadar da masum olmayabilir.
Freud, Günlük Yaşamın Psikopatolojisi adlı kitabında, unutkanlıklarımızın (özel adlar-yabancı sözcükler vb.) daha önce yaşadığımız ancak unutmayı tercih ettiğimiz, yani bilinçte tutmayı değil de bilinç altına attığımız deneyimlerimizden kaynaklandığını anlatıyor ve bu konuyla ilgili örneklerini sıralıyor.
Sadece özel adları ya da yabancı sözcükleri unutmak değil; dil sürçmeleri, yanlış isim hatırlama, yanlış okumalar ve kalem sürçmeleri gibi birçok konu, yine bilinçaltımızdaki gizli hazineden kaynaklanıyor.

Peki, nasıl oluyor bu?

Freud, bir şeyi unuttuğumuzda unuttuğumuz şeyin yerine aklımıza neyin geldiğini sorguluyor. Bu sorgulama sırasında yine cevabı takip eden sorular ile unuttuğumuz şeyi neden unuttuğumuzu analiz edebileceğimizi ifade ediyor.

Unuttuğumuz şeyin altında, bilinçli olarak sahip olduğumuzu düşünmediğimiz, geçmişten getirdiğimiz birtakım gerçeklikler (daha çok unutma isteği içinde olduğumuz) yatıyor. Şu anki inancımız ile o gerçeklikleri bastırıyor ve hayatımıza taşımıyor gibi görünebiliriz ancak bu tip unutmalar, sürçmeler, yanlış okumalar ile bastırılmış inançlarımızın fırsat bulduğu noktada ortaya çıktığını görüyoruz.
Daha fazla örnek ve açıklama için Günlük Yaşamın Psikopatolojisi’ni okumanızı, okuduklarınızı kendi üzerinizde uygulamanızı tavsiye ederim.

Yorum Yap