Yalnız Kalmak Yaratıcılığı Artırıyor

Çok fazla yalnız kalmak sağlıksız olabilir ve yalnızlığın psikososyal etkilerinin bir ömür boyu sürebileceğine dair onlarca kanıt var. Ancak herkesin, nadiren de olsa sosyal karmaşadan kopması faydalı olabilir.

Personality and Individual Differences dergisinde yayımlanan araştırma bulguları, yalnızlık olarak adlandırılan sosyal çekilme biçiminin yalnızca olumsuz sonuçlarla ilgisi olmadığını, aynı zamanda yaratıcılık ile pozitif bağlantılı olduğunu ortaya koymakta.

UB’nin Psikoloji Bölümü’nde doçent olan Julie Bowker, “Motivasyon önemli” diyor. Bowker, sosyal çekilme için olumlu bir sonuç içeren ilk veri olan bu çalışmanın baş yazarı.

Bowker’ın bu çalışma hakkındaki düşünceleri şöyle; “Toplumsal çekilme ile ilgili maliyetleri insanlar düşününce, çoğu kez gelişme perspektifini benimserler. Çocukluk ve ergenlik döneminde, akranlarınızdan kendinizi çok fazla uzaklaştırırsanız, sosyal destek alma, sosyal beceriler geliştirme ve akranlarınızla etkileşimde bulunmanın diğer faydaları gibi pozitif etkileşimlerde eksiksiniz demektir. Bu, akranlardan kaçınma ve çekilmenin olumsuz etkilerine böyle vurgu yapılmasının nedeni olabilir.”

Bowker’a göre, son yıllarda gençlerin akranlarından uzaklaşması ve onlardan kaçınmaları farklı nedenlerden dolayı artış gösterdi. Artışın sebebi, geri çekilmenin altında yatan ciddi bir sorun ve motivasyon eksikliği. Bazı insanlar korku ya da endişeden çekilir. Bu tür bir sosyal çekilme utangaçlıkla ilişkilidir. Kimileri ise toplumsal etkileşimden hoşlanmadığı için kabuğa çekilme eğilimi gösteriyor.

Ancak bazı insanlar tamamen yalnızlık tercihlerinden dolayı çekilirler. Bu bireyler, yalnız zaman geçirmekten, sessizce kitap okumaktan ya da bilgisayarlarında çalışmaktan hoşlanıyorlar ve bu durumdan dolayı asla sızlanmıyorlar. Araştırma, utangaçlıktan ve kaçınmadan farklı olarak, geçimsizliğin olumsuz sonuçlarla ilgisiz olduğunu sürekli olarak göstermektedir. Ancak Bowker, bu olumsuz görünen durumu olumlu bir sonuca, yaratıcılığa bağlayan ilk kişi.

“Bazı insanlarda görülen bu durumu anti-sosyallik olarak değerlendirmemek lazım. Bu kişiler, etkileşimi başlatan kişiler değiller sadece. Gençlerin bir kısmı akranları ile vakit geçirmekten çok, kendi başlarına kalmayı ve bir şeyler üretmeyi tercih ediyorlar. Sürekli beste yapan bir müzisyeni veya bilim adına dahiyane fikirlere öncü olan bir akademisyeni düşünün mesela.”

Çalışmada utangaçlık ve kaçınma yaratıcılık ile olumsuz ilişkiliydi. Bowker; “Utangaç ve çekingen bireyler, yalnızlık sürelerini mutlu ve verimli bir şekilde kullanamayabileceğini düşünüyorlar. Belki de korkuları yüzünden dağılıyorlar” diyor.

Bowker, sosyal çekilme türlerinde bazı çakışmalar olduğunu söylüyor. Birinin utangaçlık seviyesi yüksekken, aynı zamanda kavgacı bir yapıya da sahip olabilir. Araştırmanın sonuçları, üç tür toplumsal çekilme olduğunu ortaya koydu. Sadece yalnızlık ve yaratıcılık arasındaki bağ olumluydu.

Bowker; “Yıllar geçtikçe yalnızlık, nispeten iyi hâle gelen bir sosyal çekilme biçimi olarak nitelendirildi. Yeni bulgular, yalnızlığın faydalı bir sosyal çekilme olduğunu düşündürebilir. Dengesini iyi ayarladıkça tabii.”

Kaynak

Yorum Yap