Cildimiz Yaşlandıkça Neden Kırışır?

[n]Beyin > [n]teresan Şeyler 23 Haziran 2016
1.649

Cildimiz, yaşlanmanın etkilerinin en çabuk görüldüğü organımız. Cildimizdeki kırışıklıkların temel sebebi yaşlanma gibi görünse de başka etkenler de kırışıklara sebep oluyor.

Cildimize mekanik direnci kazandıran bileşen keratindir. Keratin, cildimizin canlı görünmesini sağlar. Cildimizin en üst tabakası olan epidermisin yapısı, keratin miktarınca zengindir. Epidermisin hemen altındaki dermis tabakamız ise daha kalındır ve yapısındaki sinirler, kan damarları, cildimizin tam da istediğimiz gibi sıkı ve gergin olmasını sağlayan kalojenler ve cildimize esneklik kazandıran elastin proteinleri bulunur. Bu proteinlerin üretimi yaşlandıkça düşüşe uğrar. Örneğin, 20 yaşından sonra dermis tabakasındaki kalojen üretimi her yıl yaklaşık %1 oranında azalır.

Bunun yanı sıra normalde ipliksi yapıda olan bu proteinler, cildimiz yaşlanmaya başladıkça kalınlaşmaya ve yumak şeklinde bir yapı oluşturmaya başlar. Elastin ve kalojen proteinlerinin kimyasal yapısındaki bu değişimler cildimizin eski esnekliğini ve  nem tutma yeteneğini kaybetmesine, daha yavaş iyileşmesine ve  yapısının kolayca bozulmasına, dolayısıyla da kırışıklıkların ortaya çıkmasına sebep olur.

Ayrıca yaşlandıkça cildimizdeki ölü hücrelerin dökülerek cildimizden uzaklaşma süreci yavaşlar. Ölü hücrelerin ciltte birikmesi ve zamanla kalınlaşması görmekten pek hoşlanmadığımız kırışıklıklarımıza sebep olan etkenlerden birisidir. Cildimizin gerginliğini kaybetmesine neden olan süreçlerden biri de cildimizdeki yağ hücrelerimizin zamanla küçülmesi ve cildin altındaki yağ tabakasının incelmesidir.

Morötesi dalga boyundaki yüksek enerjili ışınlara maruz kalmak ise doğal yaşlanma sürecimizi ve kırışıklarımızın oluşumunu hızlandıran en önemli etkendir. Ciddiye almadığımız uyarılar sonucu ve önlem almadığımızda tahmin bile edemeyeceğimiz zararlar görebiliriz. Dalga boyu 280-315 nanometre aralığındaki morötesi ışınlar (UVB) cildimizin epidermis tabakasını ciddi şekilde etkiler ve DNA hasarına yol açabilir. Dalga boyu 315 nanometreden yüksek olan morötesi ışınlar (UVB) ise derimizin dermis tabakasına ulaşıp buradaki kalojen proteinlerine hasar verebilir. Bu durumda cildimizin sertleşmesine ve kırışık oluşumuna neden olur.

Kaynak: Bilim Teknik Dergisi

Hazırlayan : Cumhuriyet Üniversitesi [n]teresan Şeyler temsilcisi Damla Nur Dolu

*Görsel: Michael Haneke’nin “Amour” adlı filminden bir kare. 

Bu yazı üyemiz tarafından hazırlanıp [n]Beyin Editörü tarafından düzenlenmiştir.
[n]Beyin Üyeleri Ne Diyor?

Henüz hiç yorum yapılmamış.

Facebook Yorumları